fbpx

Antiseptik Bitki Çayları

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Tarifler

Virüs ve bakterilerin yol açtığı ağır bir salgınla mücadele ettiğimiz bu günlerde; bağışık sistemini güçlendiren, boğaz ağrısı, öksürük ve balgam gibi rahatsızlıkları hafifleten şifalı bitkilerden yardım almalıyız. Ağız ve bademciklere tutunan virüsleri temizlemek için kullanabileceğimiz bir çok antiseptik bitkiler var. Bu bitkiler nefis aromalarının yanı sıra boğazdaki ağrıları, öksürüğü, bademcik problemlerini hafifletiyor. Bağışıklığı da güçlendiren bu bitkiler olası hastalıkların daha hafif seyretmesine yardımcı oluyor. Gelin bu şifa dolu bitkilere daha yakından bakalım. 

1- Adaçayı

Adaçayının yapraklarında bulunan doğal antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünür. Bu nedenle sıcak suda demlenip günlük 2 fincan kadar tüketilebileceği gibi gargara olarak da kullanılabilir. Hem bakterilerin çoğalmasını engelleyecek hem de öksürüğün hafiflemesine yardımcı olacaktır.

2- Nane

Nane çayının içeriğinde bulunan uçucu bileşenler boğazın yumuşamasına ve kuruluğun giderilmesine yardımcı oluyor. Yeşil çay, zencefil çayı gibi çaylarla birlikte demlendiğinde ise antioksidan kapasitesi artıyor. Fakat reflü problemi olan kişilerin dikkatli tüketmesinde ve günde 2 fincanı geçmemesinde fayda var.

3- Nar Kabuğu 

Narın kabuğunda bulunan polifenolik bileşenler boğaz enfeksiyonlarına neden olan bakterilerin etkinliğini azaltarak boğaz ağrısına çözüm oluyor. Fakat kabuk kısmında bulunan alkoloid fazla tüketildiğinde besinsel zehirlenme benzeri etkilere ve kalp atım hızında artışa neden oluyor. Bu nedenle günlük olarak 2 çay kaşığı kurutulmuş nar kabuğu yeterli. Üzerine 1 bardak su ilave ederek kapalı ve mümkünse cam bir fincanda 10 dakika demleyerek içebilirsiniz.

4- Ihlamur 

Ihlamur, boğazda oluşan tahrişlerin önüne geçerken; ağrı kesici ve yangı giderici etkisi ile tahriş olan alanın onarımına yardımcı oluyor. Ancak ıhlamura ilave edilen şeker, çaydaki etkili bileşenlerle reaksiyona girebiliyor ve ıhlamurun etkisini azaltabiliyor. Bu nedenle şeker yerine bal ilave edilebilir ve etkisini azaltmamak adına çayın sıcaklığı 40 derecenin altında olmalıdır. Günlük 2-3 fincan kadar tüketilebilir.

5- Karanfil 

Karanfilin içeriğinde bulunan öjenol isimli uçucu bileşen yangıyı gideriyor. Ağız, boğaz yolu enfeksiyonlarında ise antiseptik ve ağrı giderici olarak görev alıyor. Çiğneyerek tüketebileceğiniz gibi günlük olarak içilen çayların içerisine de ilave edebilirsiniz.

6- Meyan Kökü 

Saponin tipi bileşenler ile balgamın sıvılaşmasını sağlayarak atılmasına yardımcı olur. 3 bardak suya 3 tatlı kaşığı meyan kökü ilave edip, 15 dakika demledikten sonra günlük olarak içebilir veya gargara olarak kullanabilirsiniz.

7- Zencefil 

Antioksidan kapasitesi oldukça yüksek olup enfeksiyondan sorumlu bakterilerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Yeşil çay ile birlikte günde 1-2 fincan içerek antioksidan kapasitesi yükselebileceği gibi; 1 çay kaşığı toz zencefili, 1 tatlı kaşığı bal ile macun haline getirip de yiyebilirsiniz. Ancak kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız veya safra kesenizde taşınız varsa bu karışımlardan bir tüketmemelisiniz.

8- Okaliptüs 

Okaliptol adlı bileşeni ile ağız ve boğaz yolunu dezenfekte ederek öksürüğün hafiflemesine yardımcı oluyor. Fakat uçucu bileşenlerden yeterli seviyede yararlanmak adına demleme tekniği oldukça önemli. Kapalı bir bardakta veya demlikte demlenmeli ve uçucu bileşenlerin kaybına engel olunmalıdır. Günlük 1-2 fincan kadar tüketilebilir.

9- Toz Karabiber 

Bağışıklık sistemini güçlendirici birçok etken maddeye sahip karabiberin öksürüğün giderilmesine yardımcı etkileri de mevcut. 1 çay kaşığı toz karabiberi 1 yemek kaşığı bal ile birlikte karıştırıp macun olarak tüketebileceğiniz gibi bu karışımı 1 fincan suda demleyerek çay olarak da içebilirsiniz Balgam akışını hızlandıracak ve öksürüğü dindirecektir. Fakat gastrit, reflü, ülser gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarınız varsa tüketim dozu konusunda dikkatli davranmanızda fayda var.

10- Anason

Öksürük ve soğuk algınlığından korumaya yardımcı olduğu gibi öksürüğün kolay atlatılmasına da yardımcı olan bitkilerden birtanesidir. 1 çay kadar anason 1 fincan suya katılarak ağzı kapalı bir şekilde 10-15 dakika demlenmeli ve o şekilde tüketilmelidir. Günlük 2 fincan kadar yeterli olacaktır.

Corona Nedir, Nasıl Korunulur?

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Öne Çıkanlar

Koronavirüs, hayvanlar arasında yaygın olan büyük bir virüs grubudur. Nadir durumlarda, bilim insanlarının zoonotik olarak adlandırdığı durumdur, yani hayvanlardan insanlara bulaşabilirler.

Koronavirüsler (Cov), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS – CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara neden olan bir virüs ailesidir. Yapılan kapsamlı araştırmalar sonucunda, SARS-CoV’un misk kedilerinden, MERS-CoV’un ise tek hörgüçlü develerden insanlara bulaştığı ortaya çıkmıştır. Henüz insanlara bulaşmamış olan ancak hayvanlarda saptanan birçok Koronavirüs mevcuttur. 

31 Aralık 2019’da DSÖ Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni “Coronavirus” (2019-nCoV) olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiştir.

Koronavirüsler, Coronaviridae ailesi içinde bulunurlar. Başlıca dört türde sınıflandırılırlar. Bunlar: Alfa, Beta, Gama ve Delta’dır. İnsan, yarasa, domuz, kedi, köpek, kemirgen ve kanatlılarda bulunabilmektedirler. (Evcil ve yabani hayvanlarda). İnsanlarda neden olduğu hastalık spektrumu basit soğuk algınlığından ağır akut solunum sendromuna (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS) kadar değişkenlik gösterebilmektedir. İnsan ve hayvanlarda çeşitli derecelerde respiratuar, enterik, hepatik, nefrotik ve nörolojik tutumlarda seyreden klinik tablolara neden olabilmektedir. COVID-19 virüsü, SARS-CoV ve MERS-CoV’un da içine bulunduğu beta-coronavirus ailesi içinde yer almaktadır.

Nasıl Bulaşır?

Covid-19 virüslerinin insandan insana bulaşması, genellikle sağlıklı bir insanın enfekte bir insanın vücut salgılarıyla temas etmesi sonucu mümkün oluyor. Virüs hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile bulaşabilir. Koronavirüsler genel olarak dış ortamda dayanıklılığı olmayan virüslerdir. Ancak bugün için COVID-19’un bulaşıcılık süresi ve dış ortama dayanma süresi net olarak bilinmemektedir.

COVID-19’un Belirtileri Nelerdir?

Bu virüs grubuna bağlı virüsler, genellikle soğuk algınlığına benzer şekilde, hafif ve orta derecede üst solunum yolu hastalığı olan insanları hasta edebilir. Corona / Covid-19 virüsü semptomları arasında burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, muhtemel baş ağrısı ve bazen de birkaç gün süren ateş sayılabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan ileri yaştakiler ve çok genç olanlar için virüsün pnömoni veya bronşit gibi çok daha ciddi solunum yolu hastalığına neden olabilir. İnsanlarda ölümcül olabilecek seviyede çok az Corona / Covid-19 virüsü vardır.

Virüsten Nasıl Korunabiliriz? 

  • Vakaların görüldüğü ülkelere veya şehirlere mecbur kalmadıkça seyahat etmeyiniz.
  • Özellikle toplu taşıma kullanıyorsanız kış ayında rahatlıkla kullanabileceğiniz deri eldivenleri tercih ederek virüslü yüzeylere dokunmaktan kaçınabilirsiniz. 
  • Dışarıda hatta evde ellerinizle yüzünüze temas etmekten kaçının. Bebeklerin ve çocukların yüz, ağız bölgesine kesinlikle dokunmayın. 
  • Ellerinizi sık sık, 20 saniye süreyle su ve sabunla yıkayın.
  • Küçük çocuklara hijyen kurallarını sürekli hatırlatın, ellerini yıkamasını sağlayın.
  • Su ve sabun bulunamıyorsa, alkol bazlı bir el dezenfektanı kullanın.
  • Telefonlarınızı sık sık antibakteriyel mendille temizleyin. 
  • Öksürürken veya hapşırırken, ağzınızı ve burnunuzu kağıt mendille kapatın, ardından mendili mutlaka çöpe atın.
  • Hastalarla aynı tabaktan yemek yemek, aynı bardağı paylaşmak veya yakın temastan kaçının.
  • Kapı kolları gibi sık dokunulan yüzeyleri temizleyin ve dezenfekte edin.
  • Hayvanlarla temas öncesi ve sonrası düzenli olarak ellerinizi yıkayın.
  • Hasta hayvanlarla kesinlikle temastan kaçının.
  • Çiğ ya da iyi pişmemiş hayvan ürünlerini tüketmeyin.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol bol C vitamini almaya ve karışık bitki çayları tüketmeye özen gösterin. 

Yurt dışından gelen ve virüs vakası görülen bölgelerde bulunmuş olanların ise mutlaka aşağıda paylaştığımız Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “14” ilkesine uyması gerekmektedir. 

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Kadir Göktürk’ün makalesi kaynak olarak kullanılmıştır. 

Yeşil Çaylı Dondurma

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Tarifler

Havalar yavaş yavaş ısınmaya, cıvıl cıvıl yaz güneşi kendini göstermeye başladı. Özellikle son birkaç gündür sıcacık bir hava var. Güneşli günlerin en lezzetli ve hafif tatlısı dondurma da yeniden evlerimizde yerini aldı. Kısa bir süre sonra sokaklarda, restoranlarda, kafelerde rengarenk dondurma tezgahları yine çeşit çeşit lezzetlerle dolacak. Çilekli, limonlu, karamelli yüzlerce çeşit dondurma mis gibi kokarak hepimizin iştahını açacak. Son yıllarda farklı lezzetler arayan ve daha önce hiç denemediğiniz çeşitlerde dondurma üreten şeflerin bu yıl favorisi çok daha hafif ve sağlıklı tarifler. Sadece lezzetli olması da yetmiyor aynı zamanda ürünlerin sindirim sistemine, ödeme, farklı rahatsızlıklara iyi gelen formüllere sahip olmasını amaçlıyorlar. Biz de sizin için hem çok lezzetli hem de arındırıcı nefis bir dondurma tarifi hazırladık. Yeşil çayın detoks etkisi yaratan yüksek antioksidan özelliği sayesinde tatlı krizlerini hafif ve sağlıklı bir kaçamakla atlatabilirsiniz. Rengiyle ve aromasıyla büyüleyen yeşil çaylı dondurma tarifine gelin birlikte bakalım.

Malzemeler      

  • 2.5 su bardağı tam yağlı süt
  • 2 yemek kaşığı yeşil çay
  • 2 su bardağı sıvı krema
  • 4 büyük yumurta sarısı
  • 185 gr. toz şeker
  • 3 yemek kaşığı bal
  • Not: Eğer dökme toz çay kullanıyorsanız 2.5 su bardağı süt, eğer poşet çay kullanıyorsanız 2 su bardağı az süt kullanmalısınız.

Nasıl Yapılır?

  • Büyük bir kapta sütü orta ateşte yaklaşık 5 dakika kaynatın. Kaynayan sütü ateşten indirin ve yeşil çayı ekleyin. Sütü oda sıcaklığında soğuttuktan sonra buzdolabına koyun ve 12 saat bekletin.
  • İçindeki çayları süzdüğünüz sütü tencereye alın ve kremanın ¾’ünü ekleyip 5 dakika kaynatın. Ayrı bir kapta önce yumurta sarılarını sıvı krema kıvamına gelene kadar (10-15 dakika) mikser yardımı ile çırpın. İçine şeker ve kalan kremayı ekleyin, tencereden yarım bardak kaynamış sütten de karışıma ekleyip 5 dakika kadar daha çırpın. Çırptığınız karışımı süte ekleyin, içine balı da ekledikten sonra ağır ateşte 10 dakika kadar daha kaynatın.
  • Şimdi karışımı hızla soğutmanız gerekiyor. Bunun için dondurma karışımınızı önce başka bir kaba sonra da o kabı içi buzlu su dolu başka bir tencereye alın ve soğuyana kadar karıştırın. Daha sonra karışımınızın ağzını hava almayacak şekilde streç film ile kapatın. (Streç dondurmanın üst yüzeyine değmeli)
  • 3-4 saat buzlukta bekleyen dondurmanızı artık kıvama getirme zamanı. Bunun için dondurmanızı 4 saatin sonunda her yarım saatte bir buzluktan çıkararak karıştırın ve tekrar  buzluğa koyun. Bu işlemi dondurmanızı yemek istediğiniz kıvama gelene dek yapın.
  • Yaptığınız dondurmayı 2 gün boyunca tazeliğini koruyarak tüketebilirsiniz.

Başarısıyla İlham Veren Kadınlar

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Blog

Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 34.8 olsa da her geçen gün bu oran artıyor. Daha çok kadın iş hayatına adım atıyor ve farklı sektörlere değer katıyor. Özellikle girişimcilikte oldukça iyi olan kadınlar sıra dışı fikirlerle tüketicilerin kalbini kazanıyor. Tüm Türkiye'nin bildiği ve seve seve kullandığı Trendyol, Davet Çok, Elbisem Yok gibi projeler de kadın girişimciler tarafından kurulan ve kısa sürede hızla büyüyen online platformlardan bir kaçı. Ataerkil toplum yapısından ötürü kadınların bazı sektörlerde fırsat eşitliği bulamaması da büyük problemdi. Artık kadınların attığı cesur adımlar sayesinde bu cinsiyetçi sektör gruplarındaki algılar da yıkılmaya başladı. İşte başarısıyla ilham veren o cesur kadınları gelin birlikte tanıyalım. 

Hamide Sekecek

Kastamonu'da 21 yıl fabrikada çalışan Hamide Sekecek, KOSGEB'den aldığı 150 bin lira krediyle kurduğu tekstil atölyesinde 83 kişiye istihdam sağlıyor. İtalya ve İspanya gibi ülkelere ihracat yapıyor. Yılların verdiği deneyimi taçlandıran Hamide Hanımı tebrik ediyor, kendisiyle gurur duyuyoruz. 

Zümran Ömür

Evli ve 3 çocuk annesi Zümran Ömür, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’nde başkanlık yapmaya başladı ve 45 kadınla birlikte birçok projeye imza attı. Projeler kapsamında köyde Ekolojik Peynir Müzesi ve Bitki Müzesi kurulurken, gravyer ile kaşar peynirinin tanıtımı için çalışmalar yapıldı. Ömür ve dernek üyesi kadınlar, Fransızca öğrenip, yoga dersleri aldı, uzmanlar eşliğinde bitkiler üzerine eğitim gördü. Köy derneğindeki kadınlarla faaliyetlerini ve ürettikleri ürünleri bazen Fransızca da konuşarak sosyal medyada tanıtıp, fenomen oldu. Şimdi yaşadığı köye bir çok insan göç ediyor ve yaptığı tüm çalışmalarla bizi gururlandırıyor. 

İlkay Öz

Denizli'de iki çocuğunun süt ihtiyacını karşılamak için annesinden aldığı birkaç buzağıyı büyüten ve hayvan beslemeye başlayan İlkay Öz, TKDK'den aldığı destekle süt üretim çiftliği kurdu. Yatırım bedeli 1 milyon liranın üzerindeki tesis için yüzde 65 hibe desteği alan ve tesisi son teknolojiyle donatan İlkay Hanım, her gün 900 litre sütü işleme tesislerine satıyor. Masum bir arzuyla çıktığı yolda başarılı adımlar atan İlkay Hanıma taptaze sütler ürettiği için minnettarız. 

Ebru Özülkü 

Kadın girişimci Ebru Özülkü, "erkek işi" olarak görülen oto yedek parça satma işini e-ticaretle gerçekleştirme hayalini, bu işle uğraşan babasının "Sektör zor, parça pis, kadın işi değil" diyerek karşı çıkmasına rağmen yıllarca çalışıp biriktirdiği sermayeyle 4 yıl önce hayata geçirdi. Otomobilleri tamir edecek düzeyde yedek parçadan anlayan Özülkü, kurduğu aloparca.com aracılığıyla oto yedek parçalarını yarısına yakını kadın olan satış uzmanlarıyla müşterilerine ulaştırıyor. Cesareti ile bize ilham veren Ebru Hanımın başarısını ayakta alkışlıyoruz. 

Aslı Elif Tanuğur

Aslı Elif Tanuğur, oğlunun yaşadığı sağlık sorununu çözmek için propolis ve arı sütü ile tanıştı bunun üzerine çalışmalar başlatarak bu ürünleri tüm annelere ulaştırma hayaliyle girişimcilik serüvenine adım attı. Türkiye’de daha önce üretilmeyen propolisi yine Türkiye’de ilk kez “Sözleşmeli Arıcılık” modeli ile üreten ve proses yöntemini geliştirerek insan tüketimine uygun hale getiren Aslı Elif Hanım bu çalışmalar için SBS’yi kurdu. Şimdi New York’ta 120 doğal ve özel ürün satan mağazası var. Tebrikler Aslı Elif Hanım şifa dolu ürünlerinizle sadece New York’un değil bizim de kalbimizi çaldınız. 

Aslı Pasinli

Lezzetli projeleriyle yeme-içme alanında devler ligine imza atan Aslı Pasinli, sektörün en başarılı ve çok yönlü kadınlarından biri. “Banyan” markası ile Türkiye'nin ilk Asya Füzyon restoranını yarattı. Banyan, hem ulusal hem de uluslararası ‘en iyi füzyon, en iyi etnik, en sağlıklı menü’ gibi 9 farklı ödül aldı. Ardından nefis ambiyanslı İncirli Şaraphane’yi, Ege lezzetleriyle iştah açan Kydonia’yı ve İspanyol ateşiyle, İtalyan aşkıyla, Akdeniz güneşiyle yoğrulmuş La Mancha’yı kurdu. Çok yönlü projeleri sayesinde dünyanın farklı lezzetlerini tatma imkanı sunan Aslı Hanıma hayranız. Güçlü adımlar atmaya devam etmesi dileğiyle...

Kendine güvenen, üreten, geliştiren, eğiten, korkmadan emek veren tüm fedakar ve cesur kadınların şimdiden kadınlar gününü kutluyoruz. 

Çaylı Narlı Kurabiye

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Tarifler

Bereketin ve soğuk ayların simgesi nar lezzeti ve vitaminleriyle tam bir şifa deposu. Sadece meyve olarak değil pek çok tatlıda severek tükettiğimiz naz bu sefer de çayla buluşarak sıcacık bir kurabiye oluyor. Siyah çayın zengin aroması ve narın iştah açan görüntüsü hem size hem de sevdiklerinize özel bir atıştırmalık olacak. Gelin bu nefis kurabiyenin tarifini birlikte deneyelim.

Malzemeler:

  • 110 Gram Tereyağı
  • 3/4 (Üç Çeyrek) Su Bardağı Toz Şeker
  • 1 Çorba Kaşığı Üzüm Pekmezi
  • 1 Adet Oda Sıcaklığında Yumurta
  • 1 Ve 1/2 (Yarım) Su Bardağı Un
  • 1 Çimdik Tuz
  • 1/2 (Yarım) Çay Kaşığı Karbonat
  • 1 Çorba Kaşığı Kuru Siyah Çay
  • 1/2 (Yarım) Su Bardağı Ayıklanmış Nar Taneleri

Nasıl Yapılır?

Tereyağını tavada bir miktar eritin ama kesinlikle tamamen eritmeyin. Ilıyınca miksere alıp krem kıvamına gelene kadar çırpın. Şekeri ve pekmezi ekleyip 2 dakika çırpın. Yumurtayı da ekleyin ve 2 dakika daha çırpın. Unu, tuzu ve karbonatı da eleyip çayı serpin. Sadece karışana kadar spatula ile karıştırın.Narı da ekleyin ve karışana kadar karıştırın. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın nazikçe yuvarlayın ve pişirme kağıdı serdiğiniz fırın tepsisine aralıklı dizin. 10 dakika buzlukta dinlendirdikten sonra, önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında yaklaşık 10-12 dakika pişirin. Kurabiyelerin ılık olmasını bekledikten sonra sıcacık bir fincan çayla birlikte servis edebilirsiniz afiyet olsun. 

İrlanda’da Bir Fincan Çay

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Yeşil Rota

İrlanda kişi başı en çok çay tüketilen yemyeşil ülkelerden biri. Kişi başına yıllık çay tüketimi listesinde 3.22 kg’la üçüncü sırada yer alıyor. Kahvenin popülerliğinin giderek artmasına rağmen çay hala ülkenin bir numaralı içeceği. Çaylarını demli yani sert ve sütle seven İrlandalılar kahvaltı çayı dediğimiz siyah çaylardan oluşan iyi bir harman ve yanında da bolca süt kullanıyorlar. İrlanda halkı partilerde, bir araya geldiklerinde, konferanslarda, önemli gün ve toplantılarda kısacağı günün her anında çay ikram etmeyi bir gelenek haline getirmişler ve çay ikramını misafirperverliğin bir göstergesi olarak kabul ediyorlar. Çay İrlanda’da nefis bir içecek, ilaç ve sosyal bir ritüel haline gelmiş. Zengin ya da fakir bütün sınıflardan insanlar çayı seviyor ve herkesin gün içinde kendine göre belirlediği bir çay saati var. 

İrlanda’da çay için 1835 önemli bir tarihtir. Bu yılda İrlandalılar çayla tanışmış ve yüksek sınıflı insanlar için özel bir içecek olmaya başlamıştır. Hindistan’dan ilk gelen çayların fiyatı o yıllarda İrlanda halkına çok yüksek gelse de fiyatlar düştükçe ve ekonomik koşullar iyileştikçe birçok insan bu yeni içeceği denemek istemiştir. Bu yeni içeceklerine Fransızcadaki telaffuza benzer şekilde “tay” adını vermişlerdir. 1800’lerin ortasında çay kırsal yöre halkı arasında da gelenekselleşmeye başlamıştır. Bütün kasaba ve köylerde küçük marketler açılmış, tereyağı ve yumurta karşılığında çay ve şeker satılmaya başlanmıştır.

İrlandalılar günde ortalama 4 bardak çay içerler. Her evde mutlaka çay vardır; çay kahvaltıda, öğle yemeğinde ve çay saatinde (öğleden sonra 4 gibi) tercih edilen önemli bir içecektir. Bir bardak çay için genellikle “kupa” denir ve herkes bununla ne kastettiğinizi bilir. İnsanlar öğleden sonranın ortasına doğru bir molayla bir bardak çayın keyfini çıkarırken yanında da parmak sandviçler, bisküviler gibi atıştırmalıklar yemeyi severler. Çay tutkunları çayın sindirime yardımcı olduğunu, baş ağrısını giderdiğini ve içene nazikçe kendini toplaması için yardım ettiğini anlatıp çayı methederler.

İrlanda çayları İngiltere’nin karışımlarında daha kuvvetlidir. Onlara göre bir çay “bir fareyi tırıs yürütecek kadar kuvvetli” olmalıdır. Daha aromatik bir çay elde etmek için Güney Afrika çaylarına kadar yönelmişlerdir. İrlanda’da çay yaprak çay olarak kullanılır, ancak son yıllarda poşet çaya olan ilgi de artmaktadır. İrlandalılar çayların kalitesini korumaya ve damakta uzun süre kalıcı aromalar üretmeye özen gösterirler. Karışa ekleyecekleri çay yapraklarını dünyanın farklı bölgelerinden seçerler ve yüksek kalitede olanları tercih ederler. 

İrlandalılar çay ithalatında Birleşik Krallık ithalatçılarına güvendi. Ancak bu durum İrlandalıların İngilizlerin yanında olmadığı İkinci Dünya Savaşı’nda sorun olmaya. 1973’te İrlanda çay ithalatçılarını lağvetmek zorunda kaldı çünkü AB’nin anti-tekel tüzüğü ihlal edilmeye başlanmıştı. Daha sonra bu çay ticaretini Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun standartlarına göre yapsa da İrlanda alışılageldiği şekilde en kaliteli çayların ticaretini yapmaya devam etti. İklimi müsait olmadığından İrlanda’da çay üretimi yok ancak İrlanda dünyadaki kaliteli çayları alıyor ve kendi usulüne göre harmanlayıp dünyaya pazarlıyor. İrlanda’nın kendine has sert harmanlarını keşfetmek ve şirin mi şirin sokaklarında gezerek bir fincan çay içmek için siz de mutlaka gezi rotanıza bu ülkeyi eklemelisiniz. 

Matcha’lı Panna Cotta

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Tarifler

Sağlıklı atıştırmalıklarla hem daha az kalori alabilir hem de tatlı krizlerini kolayca bastırabilirsiniz. Hafif kaçamaklar için geliştirilmiş tariflerden biri olan Matcha’lı Panna Cotta rengi ve lezzetiyle damağınızda nefis bir tat bırakacak. Matcha çayının yüksek antioksidan özelliği ve vücudu yenileyen bileşenleri hindistan cevizinin egzotik aromasıyla buluşarak dört mevsim severek tüketebileceğiniz bir tatlıya dönüşüyor. Genel olarak sütlü tatlılar daha hafif olduğu için formunu korumak isteyenler bu tür tarifleri sık sık tercih ediyor. Biz de tarifimizde yine süt kullanacağız ama biraz farklı bir süt tercih ederek özel gün ve yemeklerde de misafirlerinize sunabileceğiniz bir tatlı hazırlayacağız. İşe az ve öz malzemelerimizi hazırlamakla başlayalım. 

Malzemeler: 

  • 400 ml. Hindistan cevizi sütü
  • 1 yemek kaşığı matcha tozu
  • Bal ya da şeker
  • 1 paket jelatin tozu
  • ½ yemek kaşığı vanilya
  • ¼ su bardağı sıcak su 

Nasıl Yapılır?

Küçük bir kasede matcha tozunu sıcak suyla iyice karıştırarak, suyun içinde erimesini sağlayın. Orta büyüklükteki bir tencerede Hindistan cevizi sütünü, vanilyayı, balı ya da şekeri karıştırın; sonrasında karışımı orta dereceli ateşte pişirmeye başlayın ve kaynamaya başlayıncaya kadar karıştırın. Karışımı ocaktan alın ve içerisine yavaş yavaş karıştırarak önce yeşil çay ve su karışımını, ardından jelatin tozunu ekleyin. Küçük tatlı kaselere paylaştırın ve üzerlerine nane yaprakları ya da dilediğiniz meyveleri ekleyin. Buzdolabında 4 saat beklettikten sonra Panna Cotta’nızı afiyetle yiyebilirsiniz.

Malezya’nın Mistik Çay Bahçeleri

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Yeşil Rota

Öyle bir yer düşünün ki her yer göz alabildiğine yeşil. Yemyeşil ormanların içinden geçerken kendinizi birden yemyeşil çay bahçelerinde buluyorsunuz. Gördüğünüz manzara karşısında büyüleniyorsunuz ve gerçek mi değil mi anı sorgulamaya başlıyorsunuz. Çay bahçeleri, çilek tarlaları, arı çiftliği, kelebek parkı her şey o kadar doğal ve güzel ki şehir yaşamına geri döneceğiniz gün gelmesin, zaman burada dursun istiyorsunuz. Günün birinde yolunuz Malezya’ya düşerse bu duyguları doya doya yaşayacaksınız. Malezya çarpıcı plajları, adaları, şelaleleri, eğlence parkları, havalı plaj tatil yerleri ve heyecan verici su sporları ile ünlüdür. Fakat Malezya'nın da yemyeşil ve son derece doğal, ödüllü çay bahçeleri vardır. Gelin bu büyüleyici çay bahçelerini birlikte keşfedelim. 

Başkent Kuala Lumpur’un yaklaşık 200 kilometre kuzeyinde bulunan Cameron Highlands, Malezya’nın en yeşil bölgelerinden biri. Deniz seviyesinden yaklaşık 1900 metre yükseklikte bulunduğu için özellikle sıcak günlerde serinlemek isteyenlerin ve turistlerin gözdesi. Cameron Highlands, ismini 1885 yılında bir haritalama gezisi sırasında buraları dolaşan William Cameron’dan almış. Bölgenin gelişmesi ise 1925’te Sir George Maxwell’in burayı ziyaret etmesi ile başlamış. Malezya için oldukça önemli olan bu bölge büyüleyici çay bahçelerine ev sahipliği yapıyor. İşte o çay bahçeleri:

BOH Ödüllü Çay Tarlası 

1200 hektarlık çay bahçelerinin üzerinde yayılan BOH, Malezya'daki en büyük ve en popüler çay tarlalarından biridir. Adı, Fujian Eyaleti'nin ülkedeki tepeleri olan 'Bohea'den geliyor. BOH Tea Plantation, 1929'ten beri çayın en kaliteli ürünlerinden birini üretme mirasını taşıyor ve kendi markasını otantik çay çeşitleri yetiştiren, işleyen, paketleyen ve pazarlayan dünyadaki prestijli entegre çay şirketlerinden biri olarak ünleniyor. Yuvarlanan arazinin gerçeküstü manzarasının keyfini çıkarın ve ayrıca hediyelik eşya dükkanında özel çay çeşitlerini tatmadan önce ilgi çekici fabrika turuna katılın.

Cameron Tea Plantation

Cameron Tea Plantation'a adım atarken egzotik çayın sarhoş edici aromasını hissedin. Bharat Tea Estate olarak bilinen bu yeşil yemyeşil çay tarlası son derece muhteşem ve zihni ve ruhu canlandırıyor. Uttar Pradesh'in ticari sınıf bir ailesinin sahibi olan Cameron Tea Plantation, 1933'ten beri faaliyettedir ve Malezya'daki en büyük ikinci çay tarlasıdır. Etkileyici doğayı takdir etmekten başka, etrafta bir tane hediyelik eşya dükkanını ziyaret edebilir ve egzotik çeşitli yayla çayları ile çay kekleri, kremalı ve çilekli reçelli çörekler tadabilirsiniz.

Gaharu Tea Valley 

Özel bir melez Aquilaria'nın 200,000 ağaçlarından oluşan Gaharu Tea Valley, 300 dönümüne yayılmış bir başka Malezya çay plantasyonudur. Gaharu Tea Valley, Malezya'da, Gaharu Çin Seddi ile görkemli bir konumdadır. İlginç bir şekilde, Gaharu Tea Valley ayrıca Malezya'nın Organik Gaharu plantasyonunda öncü olmak için Malezya Rekorlar Kitabı ile rekoru elinde tutuyor.

Siz de bu yemyeşil çay yamaçlarını yakından görmek ve nefis sütlü The Tarik harmanını yerinde denemek için mutlaka Malezya’yı ziyaret edin. 

Metabolizma Hızlandırıcı Çay Tarifi

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Tarifler

Metabolizmamız kış aylarında ve ilerleyen yaşlarda yavaşlamaya başlar. Yavaşlayan metabolizma hızı kilo almamıza ve vücudumuzun ödem tutmasına neden olur. Özellikle kış aylarında yediklerimizin değişmesi ve gün içinde hareketli hayatımızın yavaşlaması fazla kalorilerin birikmesine yol açar. Bu gibi durumlarda sindirim sistemini rahatlatmaya ve yağ yakımını hızlandırmaya yönelik özel çaylar imdadımıza koşar. Sadece metabolizma hızını artırmakla kalmaz aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirirler. Bitkilerin şifalı özleriyle ödemlerden kurtulmanız ve fazla yağları yakmanız için nefis bir çay karışımı hazırladık. Bu çay tarifi sayesinde hem hastalıklardan korunacak hem de metabolizmanızı hızlandıracaksınız. İşte o mucizevi tarif:

Malzemeler

  • 1 tatlı kaşığı yeşil çay
  • 1 tatlı kaşığı mate 
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı zencefil
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 adet limon

Yapılışı:

Yeşil çay ve mate yapraklarını iyice harmanlayın üzerine kuru kekik, zencefil ve tarçını ekleyin. İyice karıştırdığınız kuru karışıma limonu dilimleyin. İçme suyunu mikroplardan arınana dek kaynatın. Kaynamış suyu karışıma ekleyin ve çay karışımıyla birlikte 3-4 dakika kadar daha kaynatın. 4-5 dakika dinlendirdikten sonra çayınız hazır. Çayı şekersiz olarak tüketmenizi tavsiye ederiz. Bu çay karışımı yüksek kafein oranı içermektedir bu yüzden; kalp krizi, kalp ritim bozukluğu ya da yüksek tansiyonunuz varsa hekiminize danışmadan tarifi denemeyin. Her şeyin başı sağlık, afiyet olsun. 

Aşıkları Buluşturan Mekanlar

Bana Bi' Çay, 12 ay önce 0 Yeşil Rota

14 Şubat Sevgililer Günü’nde şık atmosferi ve romantik ambiyansıyla aşıkları büyüleyecek nefis mekanlar sizi sevdiklerinizi bekliyor. Her yıl acaba bu sefer nereye gitsek derdinden muzdarip çiftlerimize özel hem lezzetli hem de sıcacık bir blog hazırladık. İstanbul’da dünya mutfaklarını keşfedebileceğiniz üzerine bir de tam kıvamında demli bir çay içebileceğiniz birbirinden özel mekanlara gelin birlikte bakalım. Bu sevgililer gününü nefis bir yemeğinden ardından çayla uzun uzun sohbet ederek kutlayalım. 

Ahali 279

Sevgililer Günü'nde tıka basa dolu şehirden biraz uzaklaşmak, birlikte baş başa romantik anlar yaşamak için Zekariyaköy’deki Ahali 279 tam size göre bir yer! Doğa içinde, bol yeşillikli ve bol huzurlu bir gün geçirmek isteyenlerin imdadına yetişen Ahali 279 ambiyansıyla hemen kalbinizi çalacak. Ahşap dekorasyonu ve lezzetli menüsünün yanı sıra doğaya karşı sıcak bir şeyler içmek istiyorsanız mutlaka denemelisiniz. 

Cezayir Bahçe 

Sevgililer Günü'nde şömine keyfi yapabileceğiniz şehrin tam orta yerinde yer alan ama nefis bahçesiyle büyüleyen bir mekan Cezayir Bahçe. Firüzağa'da hizmet veren Cezayir Bahçe dünya mutfağına ait geniş menüsünü ortamının büyüsüyle buluşturarak ayaklarınızı yerden kesiyor. Tarihi yapısı ve ambiyansına az ama güzel müzikler eşlik ediyor. Bu büyüleyici mekanda şimdiye kadar yaşadığınız en güzel 14 Şubat'a tanık olacaksınız. 

Radika 

Koşuyolu’nun incisi Radika, atmosferi ile sizi Cunda’ya ışınlayacak. Yemyeşil bahçesine, lezzetli mezelerine, pötikare masa örtülerine mest olduğumuz mekan ismini Ege'nin şifa bitkisi radikadan alıyor. Menüsü de mekanın ismi ve tasarımından geri kalmıyor, Ege’ye has ne varsa menüde bir bir karşımıza çıkıyor. Siz de sevgililer gününü Ege atmosferiyle kutlamak istiyorsanız mutlaka Radika’yı ziyaret etmelisiniz. 

Izoletta

Sevgililer Günü'ne özel menüsü ve canlı müziğiyle kendinizi sakin bir çevrede bulacağınız, mis gibi orman havasını içinize çekerken şömineden gelen çıtırtılarla mutluluğunuza mutluluk katacağınız bir mekan İzoletta Wine & Steak House. Restoranın yemyeşil bahçesi ve romantik dekorasyonu eşliğinde sevgiliniz ile birlikte doya doya bir gece geçirin. Şehrin kaosundan uzaklaşarak aşkınızı tazeleyin. 

Lacivert Restaurant 

En şık mekanı sona sakladık. 14 Şubat’a iz bırakacak manzarası ve nezih atmosferiyle İstanbul’un tüm güzellikleri gece boyunca size eşlik edecek. Lacivert Restaurant günün her anına hitap eden seçkin menüsü ile İstanbul’da olanları her defasında büyülüyor. Sevgililer gününde de en çok tercih edilen mekanlardan biri oluyor. Siz de bu özel geceyi ihtişamlı bir yerde kutlamak istiyorsanız Lacivert tam size göre. Rezervasyon yaptırmayı sakın unutmayın. 

Tüm çiftlerimize aşkın paylaştıkça arttığı mutlu bir hayat diliyoruz. Sevgililer gününüz kutlu olsun!