fbpx

İçinizi Isıtacak Kış Çayı Tarifi

Kübra Daloğlu, 1 sene önce 0 Tarifler

Bağışıklık sisteminizi destekleyecek ve her yudumda gününüze keyif katacak kış çayı tariflerimizle siz de soğuk kış günlerinde sağlıklı ve dinç kalacaksınız. Özel harmanlanmış çay karışımlarını farklı malzemelerle tatlandırarak yeni aromalarla tanışacaksınız. 

Kışın vazgeçilmezi kuşburnu, limon ve portakaldan daha fazla C vitamini içerir bu yüzden soğuk havalarda mutlaka tüketilmesi gerekir. Ayva ise içeriğindeki fitokimyasallar sayesinde bağışıklık sisteminizin güçlenmesine katkı sağlar. Günlük C vitamini ihtiyacınızın dörtte birini karşılayarak patojenlere, virüslere ve bakterilere karşı vücudunuzu korur. 

Sizin için hazırladığımız Kırmızı Kış Çayı da kuşburnu ve ayvanın nefis aromasıyla damağınızda sıcacık bir tat bırakacak. 

Kırmızı Kış Çayı:

  • 8 adet kuşburnu
  • 1/4 adet ayva
  • 1 adet çubuk tarçın
  • 1 yemek kaşığı adaçayı

Nasıl Yapılır? 

Kuşburnunu havanda hafif ezerek çatlatın. Ayvayı doğrayıp yarım litre suda kaynatın. Kaynayan ayvaları ocaktan aldıktan sonra içerisine kuşburnu, adaçayı, tarçın ekleyerek demlenmeye bırakın. 6-7 dakika demlendikten sonra çayınızı sade ya da bal ekleyerek afiyetle içebilirsiniz.

Sıcacık Kış Çayları

Kübra Daloğlu, 1 sene önce 0 Blog

Soğuk kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak ve hastalıklardan korunmak için bolca vitamin ve gıda takviyesine ihtiyaç duyarız. Hızla soğuyan hava grip ve soğuk algınlığına yakalanma riskini artırır. Uzayan kış akşamları da uyuyana kadar olan yeme içme isteğimizi tetikler. Peki kış aylarında hem hastalıklara karşı gardınızı yükseltecek hem de sağlıksız atıştırma ihtiyacınızı azaltacak nefis çayları keşfetmeye ne dersiniz?

Kuşburnu yüksek C vitamini deposudur bu yüzden kış aylarında bol bol tüketilmesi gerekir. Adaçayı ise antiseptik özelliğiyle boğazımızdaki rahatsızlıkları azaltır. Zencefil doğal antikorlarıyla soğuk algınlığına karşı direnç sağlar. Tarçın kan şekerini dengeleyerek atıştırma isteğimizi azaltır. Ihlamur en etkili ateş düşürücüdür. Bronşite iyi gelen karahindiba, vücuttaki toksinleri atarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca ağız yaralarını da iyileştirici özelliğe sahiptir. Yani doğada bulunan pek çok mucizevi bitki günlük hayatta bizi hastalıklardan korur ve birbirleriyle karıştığında ortaya sıcacık lezzetli tatlar çıkar. 

Siz de hastalıklardan korunmak ve zinde bir kış geçirmek için soğuk günlere özel hazırladığımız çay önerilerimizi takip edebilir, en lezzetli kış çaylarını bizimle birlikte keşfedebilirsiniz. İşte kışın içilebilecek en sağlıklı ve lezzetli çaylar: 

  • Zencefil Yaprağı Çayı
  • Karda Kırmızı Çay
  • Papatya Çayı
  • Karahindiba Çayı
  • Rezene Çayı
  • Nane Limon Çayı
  • Ekinezya Çayı
  • Tarçın Çayı
  • Zerdeçallı Ballı Çay
  • Ballı Ihlamur Çayı
  • Adaçayı 
  • Hibiskuslu Çaylar
  • Isırgan Çayı 

Ceylon (Seylan) Çayı Nedir?

admin, 1 sene önce 0 Blog

Seylan çayı, zengin tadı ve hoş kokusuyla çay meraklıları arasında çok popülerdir.

Tat ve antioksidan içeriği bakımından bazı farklılıklar içersede, diğer çay türleriyle aynı bitki türünden gelir ve benzer bir besin grubuna sahiptir.

Bazı Ceylon Çayı türleri; yağ yakımından, kan şekeri dengelemesine ve düşük kolesterol seviyelerine kadar etki eden sağlık faydaları ile ilişkilendirilmiştir.

Bu makale, Seylan Çayı'nın beslenme profilini ve yararlarını incelemektedir.

Seylan çayı, daha önce Seylan olarak bilinen Sri Lanka'nın dağlık bölgelerinde üretilen çayı ifade eder.

Diğer çay türleri gibi, çay bitkisinin Camellia sinensis kurutulmuş ve işlenmiş yapraklarından yapılır .

Bununla birlikte, myricetin, quercetin ve kaempferol de dahil olmak üzere daha yüksek konsantrasyonda birçok antioksidan içerebilir (Kaynak).

Ayrıca lezzet bakımından biraz farklı olduğu söylenir. Çayın narenciye ve tam gövdeli lezzet notaları, içinde yetiştiği eşsiz çevre koşullarından kaynaklanmaktadır.

ÖZET: Ceylon Çayı, Sri Lanka'da üretilen, kendine özgü bir tadı ve yüksek antioksidan içeriği olan bir tür çaydır.

Etkileyici Beslenme Profili

Seylan çayı mükemmel bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidan: oksidatif hücre hasarını önlemeye yardımcı olan bileşikler.

Araştırmalar, antioksidanların sağlıkta merkezi bir rol oynadığını ve kanser, diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik durumlara karşı koruma sağlayabileceğini göstermektedir.(Kaynak).

Ceylon Çayı, test çalışmalarında bağışıklığın güçlenmesine teşvik edici özellikler sergileyen bir bileşik olan epiglo-katechin-3-gallat (EGCG) içerdiği gözlenmiştir. (Kaynak).

Tüm Ceylon Çay'ı çeşitleri, az miktarda kafein ve magnezyum , kobalt, krom  dahil çeşitli iz mineralleri içermektedir. (KaynakKaynak).

ÖZET: Ceylon Çay'ının antioksidan miktarı yüksektir ve az miktarda kafein ve birkaç değerli mineral içerir.

Sütlü çay nasıl yapılır?

admin, 1 sene önce 0 Blog, Tarifler

Süt, çay için en popüler katkı ürünlerinden biridir. Hindistan Yarımadası'ndan Britanya Adaları'na, Tayvan ve Japonya kıyılarına kadar birçok kültürde temel olarak kabul edilir. Zencefil, tarçın ve kakule gibi baharatlarla birlikte Ceylon Siyah Çay'ı ile harmanlayarak yapılan bir çay karışımıdır. 

Çay içen kişiler, çayları sütle demleyerek çay saatlerini keyifli bir hale getirebilirler. Bizim favori süt çay tarifimiz için okumaya devam edin.

Tarif:

Toplam süres: 10 dakika

Malzemeler:

  • 1 su bardağı su (kaynar su)
  • 2.5 çay kaşığı Ceylon Çayı
  • ¼ fincan süt
  • 3 tatlı kaşığı bal veya tatlı şurup

Talimatlar:

  1. Suyu kaynatın ve çay yapraklarının üzerine dökün.
  2. Çay yaprakları 4-6 dakika sıcak suda bekletilir. Çay ne kadar uzun demlenirse, çay tadı o kadar kuvvetli hale gelir.
  3. Çay yapraklarını süzün.
  4. Süt ve bal / sade şekeri ilave edin.

Tarif Notları:

İsterseniz süt çayını buzlu çay olarak da yapabilirsiniz. Basit bir şekilde yukarıda belirtildiği gibi demleyin ve çayın oda sıcaklığına soğumasını sağlayın. Çay konsantresini buzdolabında birkaç saat soğutun veya üç dört tane buz küpü ekleyerek uzun bardaklarda servis edin.

Beyaz Çayı Tanıyalım!

admin, 1 sene önce 0 Blog

Beyaz Çayı Ne Kadar İyi Tanıyoruz?

Güne yeni başladığımızda, samimi arkadaş sohbetlerimizde, hasta olduğumuzda ya da üşüdüğümüzde, aile toplantılarında ve daha birçok yerde ortak olan bir şey vardır ki o da çay! Kültürümüzün bir parçası haline gelen çay hayatımızın her anında tüketmek için seçtiğimiz içeceklerden biri.

Peki çayı sadece hoş vakitler geçirirken ya da üşüdüğümüzde mi tüketiyoruz? Bunun cevabı elbette ki hayır. Sadece siyah çay olmamakla birlikte her geçen gün artan ürün çeşitliliği özellikle sağlık alanında karşımıza çıkmaya başlar oldu. Kilo vermek konusunda yardımı dokunan yeşil çay, hastalandığımızda içtiğimiz bitki çayları ve dahası. Şimdi ise sizlere son dönemde ise adını sıkça duyduğumuz, yararları bolca tartışılan ve araştırılan beyaz çay hakkında bazı bilgiler paylaşmak istiyorum.

Beyaz Çay Nedir?

Beyaz çay da tüm çayların ana maddesi olan Camellia Sinensis adı verilen bitkiden üretilir. Beyaz çayın erken toplanmasındaki asıl sebep içerisinde bulunan kateşin adlı maddeyi korumaktır. Kateşin bitkilerde antioksidan özelliği bulunduran maddelerdir. Beyaz çay işlem görmeden toplandığı için antioksidan özelliğini uzun süre korur.

Beyaz Çayın Etkileri

Beyaz çay da yeşil çay gibi vücütta yağ üretimini baskılayan ve mevcut yağı parçalayan bir etkiye sahip. Aynı zamanda cilt sağlığı için de önemli olan bu çay, kolajen yıkımını baskılayan ve cilde esneklik kazandıran elastin maddesinin yıkımını ortadan kaldıran etkilere sahip. Bu berabirinde daha sıkı bir cilt oluşumuna katkıda bulunduğunu gösteriyor. İsteğe bağlı olarak demleyerek tüketebilir ya da soğutup cildinize pamuk yardımıyla masaj yapabilirsiniz. Antioksidan içermesi ile kanser türlerine karşı olumlu ve koruyucu etkileri olan beyaz çay bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. Çok düşük oranda kafein içerdiği için, kafeinin zararlı etkilerinden uzak kalmayı sağlar. Zengin florit içermesi sayesinde dişlerde plak oluşumunu engeller. C ve K vitaminleri içeren bu çayın aynı zamanda kemiklere de faydası olduğunu söyleniyor.

Çay, Aroma ve Mutluluk

admin, 1 sene önce 0 Blog

Çay! Çay! Çay! Günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan çayı dünyada en çok tüketen ülkeyiz. Peki çaya daha doğrusu çayın aromalarına ne kadar hakimiz?

Çay milattan önce Çin’de ilk defa içecek olarak tüketilmeye başlanmıştır. Başta sadece özel günlerde ve hastalıkta tüketilen bu içecek daha sonrasında Portekiz yoluyla Avrupa’ya ve tabi ki Osmanlı’ya kadar gelmiştir. Osmanlı’ya gelen ilk çay tohumları iklimden dolayı pek verimli kullanılamamış. Cumhuriyet’le Karadeniz bölgesi için çıkan yasalarla çay üretimi hızlandırılmış ve milli içeceklerimizden biri haline gelmiştir. Peki nedir bu çay? Çay deyince aklımıza başlıca siyah çay, yeşil çay, papatya çayı gibi çaylar gelir. Ancak en çok tüketilen siyah çayın Hindistan’da oldukça ilginç aromalı türleri de mevcuttur. Ülkemizde malesef çokça tüketilen bu ürünün kalitesi az da olsa düşmüştür. O kadar tüketiyoruz ki içeriğine dikkat dahi etmiyoruz. Aromasındaki kokuyu unutuyoruz. Ancak İran’daki bir aromayla, Himalayalar’dan gelen bir çayın aroması oldukça farklı. Rize’de bile muazzam aromalara rastlanabilir. Rahatlatması ve mutlu etmesi ile bilinen çayın birçok aromaya sahip olması oldukça heyecan verici. banabicay.com sayesinde tüm bu deneyimleri yaşayabilirsiniz. Oldukça uygun fiyatlara premium çayları tatabilir farklı aromaları keşfedebilirsiniz.

Yeşil Çay ve Sağlık

Bana Bi' Çay, 1 sene önce 0 Blog

Yeşil Çay

Doğal faydaları ve kilo vermeye yardımcı bileşenleriyle popülerliğini uzun zamandır koruyan, diyetisyenlerin elinden düşmeyen yeşil çayla ilgili kısa bir yolculuğa ne dersiniz? Yeşil çayın öyküsünü ve şifalı dünyasını gelin birlikte inceleyelim.

Yeşil Çay Nedir?

Görüntüsünün aksine yeşil çay bitkisi ile siyah çay bitkisi aynıdır. Kesinlikle siyah çay ile tür farkı yoktur. Her gün tükettiğimiz bu bitkinin bilimsel adı ise Camellia Sinensis’tir. Peki neden yeşil çay siyah çaydan farklı gözükür? Cevap oldukça basit, üretim biçimi. Farklı üretim biçimleri farklı çayların elde edilmesini sağlar. Siyah çay yavaş yavaş kurutulurken, yeşil çay hızlıca kurutulur bu da oksijenle tepkimeye girmesini engeller. Bu üretim biçimi ise kendine has özellikler kazanmasını sağlar. En önemlisi ise daha az aşamadan geçtiği için antioksidan özelliği diğer çaylara göre daha fazladır. 

Antioksidan Nedir?

Antioksidanı anlamak için önce Oksidasyona bakalım. Oksidasyon, elektronların bir molekülden diğerine aktarıldığı ortak bir kimyasal reaksiyondur. Oksidasyon, birçok vücut işleminden sorumlu olan DNA ve proteinler de dahil olmak üzere hücrelerimizdeki hayati moleküllere zarar verebilir. Antioksidan ise bu süreçlerden hücreleri koruyan moleküllere denir. 

Yeşil Çay ile Hastalıklardan Korunmak!

Yeşil çay ve siyah çay en çok antioksidan içeren gıdaların başında gelir. Bu özellik sayesinde sayısız hastalıktan korunmak için yeşil çay çok güçlü bir alternatiftir. Yapılan araştırmalar yeşil çayın kanserli hücreleri öldürüp kanser olmayan hücreleri öldürmediğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca yeşil çay tüketiminin yüksek olduğu bölgelerde kanser oranlarında da ciddi bir düşüş fark edilmiştir. Yeşil çayın bir başka özelliği ise kolesterole iyi gelmesidir. Yeşil çay, içindeki kateşin ve polifenoller sayesinde kalbi korur ve kandaki kötü kolesterolü düşürür. Bu özelliklerine istinaden yeşil çayın tüketimi doktorlar tarafından şiddetle tavsiye edilmektedir. Çin’de hayvanlara ve daha sonrasında insanlara yapılan bir deneyde yeşil çay tüketiminin hafızayı ve öğrenmeyi güçlendirdiği de ortaya çıkmıştır.

Pek çok hastalığı önleyen ve daha sağlıklı bir yaşam sunan yeşil çayı siz de hemen günlük hayatınızda düzenli olarak tüketmeye başlayın. Fiziksel ve ruhsal olarak yaşayacağınız olumlu değişikleri bizlerle paylaşmayı ve sizin için hazırladığımız diğer şifalı çayları denemeyi unutmayın.

Çayın Tarihçesine Yolculuk

Bana Bi' Çay, 2 sene önce 0 Blog

İçtiğimiz her yudumda ülkemize gelmiş olmasına minnet duyduğumuz, saygıdan önümüzü iliklediğimiz bir içecek çay. Aslında genel olarak ona gerektiği değeri vermeme gibi bir alışkanlığımız var. Hele bir de çalışıyorsak kendimize iyi bir çay yapacak vaktimiz hiç kalmaz.

Önünüze gelen çaylar gerçek çayın hissettirmesi gereken bütünlüğü sağlayamıyor. Daha çok kaynatılmış su içinde esans varmış gibi bir duygu yaratır. Bizi oldukça üzen bu konuyu gelin birlikte inceleyelim; çay aslında nedir, nasıl demlenir, ülkemize hangi dönemde gelmiştir ve hayatımızı nasıl etkilemiştir.

Çay nerede ve nasıl kullanılmaya başlanmıştır?

Çay ilk olarak milattan önce 2737 yılında, Çin'de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Zaman ilerledikçe çayı suyla bir araya getirip bir içeceğe dönüştürmüştür. İlk içilebilir halde kullanılması milattan önce 10. yüzyıla denk gelir.

Etimolojik yani kelime kökeni olarak bugün kullandığımız çay kelimesi, bize Çin'in bir lehçesi olan Mandarin'den gelmiştir. Okunuş olarak "ça", Latin harfleriyle yazılımı "cha" olan bu kelime, zamanla Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey ülkelerine kadar ilerlemiştir. Bu nedenle bu coğrafya içinde yer alan neredeyse tüm ülkeler çay kelimesini "çay" olarak okumaya devam etmiştir.

Çin'de içilmeye başlanan ve artık diğer ülkelere yayılım gösteren çayın yolculuğu ilk dönemde: Kore, Japonya ve Vietnam'da başlamıştır. İnsanlar bu ülkelerde çay içiyorken, çayın neredeyse bir diğer piri olan Hindistan'da çay hala medikal amaçlarla kullanılmıştır.

Çayın İngiltere'ye yolculuğu.

Günümüze yavaş yavaş yaklaşıldığında, 18. yüzyılda çay eksperleri Çin'den çıkıp Portekiz'e giderek burada çay ekmeye başlamışlardır. Çay endüstrisi böylece yavaşça kurulmuştur. İngiltere'nin Portekiz'e gitmesi ve buradan çaya dair bilgilerin yanı sıra tohumları da almasıyla çay artık Avrupa'ya da yayılmıştır.

Ancak basit görünen bu süreçte yani 18.yüzyıla kadar çayın bir içecek olarak tüketimi hala yaygınlaşmamışken, aksine pahalı bir içecek olarak festival ya da özel durumlarda tüketilmiştir.

1785'den sonra İngiltere ve İrlanda, çayı günlük tüketmeye başlamışlardır. Her şey burada da bitmemiş, İngiltere çayın nasıl içildiğini Hindistan'a tanıtmış ve burada büyük çay yetiştiriciliğine başlanmıştır.

Çayın Osmanlı'ya geliş öyküsü nedir?

Hükmettiği topraklardan kahveyi getiren ve tüm ülkelerde yeni bir kültüre ön ayak olan Osmanlı'nın çayla tanışma hikayesi, İstanbul'daki birkaç dükkanın çay ithalatı yapmasıyla başlamıştır. Çayın değerli ve güzel bir içecek olduğunun farkına varan Osmanlı, Sultan II. Abdulhamid döneminde Çin'den getirilen fidanları Bursa'ya ektirmiş ancak ekolojik nedenlerle burada çay yetiştirmek mümkün olmamıştır.

Yapılan araştırmalara göre Türklerin çayla tanışıklığı aslında çok daha öncelere Orta Asya'ya dayanmaktadır. Hatta 12. yüzyıl bile diyebiliriz. Bir Kazan Kırım Türk'ü ve dil ıslahatçısı olan Abdül'l-Kayyum Nasıri'nin kitabı Fevakihü'l-Cülesa'da ilk çay içen Türk'ün Hoca Ahmet Yesevi olduğu vurgulanmıştır.

Çay konusunda bilinenin aksine çok büyük bir varlık gösteremeyen Osmanlı, bu sırada I. Dünya Savaşı'nı yaşamış. Kaybettiği topraklar ve ticari anlaşmalar nedeniyle bir kültür haline gelen kahveyi oldukça pahalıya ithal etmeye başlamıştır. Yemen'den gelen kahveler çok pahalı bir hal almıştır.

Bu konuda önlem alınması gerektiğini düşünen Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye topraklarında yetiştirilebilecek bir bitki olan çayın yaygınlaşması için çalışmalara başlamıştır. Kahvenin pahalılığına karşılık çay, daha ucuza imal edilebilen ve kolay ulaştırılabilen bir içecek olmuştur.

20. yüzyıla kadar çayla çok haşır neşir olmayan Türkler, 1900'lü yıllarda Karadeniz'in özellikle Rize ilinde çayda önemli bir büyüme gözlemlemiştir. 1924 yılında devlet tarafından Rize'de çay yetiştirilmesi konusunda bir yasa çıkarılmıştır. 1930'lara gelindiğinde Gürcistan'dan alınan 70 ton siyah çay tohumu ekilmiş ve Rize'nin bir çay yıldızı olması sağlanmıştır.

Dönem dönem yapılan tüm regülasyonlara rağmen, dünyada en yüklü miktarda çay üretimi gerçekleştiren ilk 6 ülke arasındaki yerimizi korumaya devam ediyoruz.

Günümüzde çay kültürü nasıldır?

Atatürk'ün teşvikleri ve bölgesel kalkınmanın sağlanmasıyla birlikte Türkiye artık çay konusunda dünyada hatırı sayılır bir noktada yer alıyor. Bunun nedeni yalnızca üretim bazı değil aynı zamanda çay içme oranının da oldukça yüksek olması.

Kişi başına ortalama yıllık 6.87 kg çay tüketimiyle Türkiye, dünya üzerinde en çok çay tüketen ülke. Bir düşünün, çayın gelişmesine öncülük eden İngiltere'nin arkada kaldığı bir listeden bahsediyoruz.

Günümüzde çay, Türkiye'de günün her öğünü içilen ve özellikle içine asiditesini değiştirebilecek herhangi bir ek gıda olmadan tüketilen biçimdedir. Demlilik oranlarına göre de farklı isimler alır. Bunun yanı sıra toz şeker ya da kıtlama şeker türleriyle tüketilir.

Günümüzde çay kültürü bambaşka bir yazı konusu olacak kadar geniş ve önemli diyebiliriz. Sadece çayla yeni tanışmış sayılan Türkiye'yi değil tüm dünyayı kapsayan geniş bir alana sahip. Çin'den başlayan çayın yolculuğu günümüzde de hala devam etmekte.

Farklı bir yazıda, birlikte tüm dünyanın çay kültürlerini tek tek keşfetmek dileğiyle...

Doğal Şifalı Papatya Çayı

Bana Bi' Çay, 2 sene önce 0 Öne Çıkanlar

Papatya çayı en çok sakinleştirici etkisi ile bilinen ve sıklıkla uykuya yardımcı olarak kullanılan hoş kokulu bir çaydır. Uyku problemlerine iyi gelip gelmediği çok fazla merak uyandırdığı için bilim insanları tarafından sıkça araştırmalara konu olmuştur.

Yapılan araştırmalar kapsamında; uyku sorunları yaşayan 80 kadın, doğum sonrası iki hafta boyunca papatya çayı içmiştir. Bu yöntem uyku kalitesinin artmasına ve daha az depresyon semptomlarına yol açmıştır.

Uykusuzluk sorunu yaşayan 34 hastada yapılan başka bir çalışmada; günde iki kez papatya özü alındıktan sonra gece uyanma, uykuya dalma ve gündüz işleyişinde marjinal iyileşmeler saptanmıştır.

Papatyanın araştırmalara konu olan bir diğer özelliği ise; antibakteriyel, antienflamatuar ve karaciğer koruyucu etkileri olmasıdır. Fareler ve sıçanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, papatyanın ishal ve mide ülseri ile savaşmaya yardımcı olabileceğine dair kanıtlar bulunmuştur.

Bir diğer çalışmada ise papatya çayı; premenstrüel sendromun semptomlarını azalttığını tespit ederken, tip 2 diyabetli kişilerde yapılan başka bir çalışmada da kan şekeri, insülin ve kan lipit seviyelerinde iyileşmeler görülmüştür.

Her gün yeni çalışmalarla faydasını ve mucizelerini gösteren papatya çayı kısacası; bilimsel bulgulara dayanak sakinleştirici, adet öncesi semptomları hafifletici, yüksek kan lipidini, kan şekerini ve insülini düzenleyici etkiye sahiptir.

Matcha Çayı

Bana Bi' Çay, 2 sene önce 0 Öne Çıkanlar

Dünyanın en popüler içeceklerinden biri olan yeşil çay; antioksidan özelliği ile vücudunuza kilo kaybından kalp sağlığına kadar bir çok fayda sağlar. Özel bir yeşil çay çeşidi olan Matcha ise diğer çeşitlerden daha sağlıklı olarak bilinmektedir. Diğer yeşil çaylardan farklı olarak yetiştirilir ve hazırlanır. Harmanlanma şekli sayesinde bütün çay yaprağının tüketilmesi sağlanır.

Peki mucizevi Matcha çayını diğer yeşil çaylardan daha özel kılan nedir? Birlikte bu çayı daha yakından inceleyelim:

Matcha Nedir?

Matcha ve normal yeşil çaylar , Çin'e özgü Camellia sinensis bitkisinden gelir.

Bununla birlikte, Matcha normal yeşil çaylardan farklı şekilde yetiştirilir. Çay çalıları hasattan yaklaşık 20-30 gün önce güneş ışığından korunur. Renk tonu, klorofil seviyelerinde bir artışa neden olur, bu da yapraklar yeşilin daha koyu olmasına neden olur ve amino asitlerin üretimini arttırır.

Hasattan sonra, saplar ve damarlar yapraklardan çıkarılır. Daha sonra Matcha olarak bilinen ince, parlak yeşil bir toza taşlanırlar. Bütün yaprak tozu alındığından, Matcha, bazı maddelerdeki - kafein ve antioksidanlar gibi yeşil çaydan daha yüksektir.

4 çay kaşığı tozdan yapılan bir fincan (237 ml) standart Matcha, genellikle yaklaşık 280 mg kafein içerir. Bu, 35 mg kafein sağlayan bir bardaktan (237 ml) normal bir yeşil çaydan çok daha yüksektir. Bununla birlikte, çoğu insan, yüksek kafein içeriği nedeniyle bir seferde tam bir bardak (237 ml) matcha içmez. 2-4 ons (59–118 ml) içmek daha yaygındır. Kafein içeriği ayrıca eklediğiniz toz miktarına bağlı olarak değişir.

Çimenli ve acı bir tada sahip olabilen Matcha, genellikle tatlandırıcı veya sütle servis edilir. Matcha tozu da smoothies ve fırınlamada popülerdir. Kısaca özetlemek gerekirse Matcha; bir tür toz, kaliteli yeşil çaydır. Düzenli yeşil çaylardan farklı olarak yetiştirildiği ve hazırlandığı için içeriğinde daha çok miktarda kafein ve antioksidan vardır.