fbpx

Çaylı Ayak Detoksu

Bana Bi' Çay, 8 ay önce 0 Blog

Vücudumuzda, yediğimiz yiyecekler, çevre kirliliği, kullandığımız elektronik aletler ve ilaçlar gibi nedenlerle zararlı toksinler birikir. Toksinleri vücuttan atmanın en iyi yollarından biri bol su içmektir. Toksinleri atmanın diğer en iyi yolu da ayaklardır. Ayak yoluyla toksinleri vücuttan atmak için, detoks makineleri ve detoks pedlerini satın alıp kullanmak artık çok kolay. Ancak özellikle ayak detoks makineleri oldukça pahalı aletler. O nedenle çok para harcamadan evde kendi ayak detoksunuzu nasıl yapabileceğinizi anlatacağız. 

Ayak detoksu, ayaklardaki ödeme bağlı şişkinliklerin azaltılmasına, bağışıklık sisteminin güçlenmesine, vücudun gevşemesine ve sakinleşmesine yardımcı olur. Son günlerde popüler olan ayak detoksu sağladığı faydalar ile çoğu kişi tarafından olumlu karşılanmıştır. Ayakların hijyenini sağlarken aynı zamanda bakımını sağlıyor. İyonuk ayak detoksu ve ped ayak detoksu olmak üzere iki türü bulunmaktadır. Kozmetik ayak bakımı detokslarının dışında evde kendi ayak detoksunuzu hazırlayabilirsiniz. İşte karşınızda ayak detoksu tarifleri…

Yeşil Çaylı Ayak Detoksu

Malzemeler:

  • 2 çay bardağı deniz tuzu
  • 2 çay bardağı karbonat
  • 1 çay bardağı yeşil çay yaprağı 

Yapılışı:

Deniz tuzu, karbonatı ve yeşil çayı sıcak su dolu bir kovanın içerisinde eritin. Su ayaklarınızı sokabileceğiniz sıcaklığa düştüğünde ayaklarınızı bu suyun içerisinde 30-40 dakika bekletin. Bir hafta boyunca her gün bu karışım ile ayak detoksunuzu yapabilirsiniz. Deniz tuzu, karbonat ve çay ayak detoksunda etkili bir yöntemdir. Henüz ilk yapışta bile olumlu etkilerini göstermektedir.

Beyaz Çaylı Ayak Detoksu

Malzemeler:

  • 3 yemek kaşığı sirke
  • 2 yemek kaşığı epsom tuzu
  • 2 yemek kaşığı beyaz çay

Yapılışı:

Bir miktar sıcak suya sirkeyi, tuzu ve çayı ekleyin ılıyana kadar bekleyin. Ayaklarınızı bu suyun içerisinde 30 dakika bekletin. Sirke, epsom tuzu ve beyaz çay ayaklardaki ölü derilerin atılmasına, canlılık ve yumuşaklık kazanmasına yardımcı olur.

Formda Tutan Çaylar

Bana Bi' Çay, 9 ay önce 0 Blog

Yaz hazırlıkları başladı! Hepimiz plajlarda ya da rengarenk elbiselerde fit gözükmek bu aylarda fazla kilolarla vedalaşmak istiyoruz. Obezite sorunu ülkemiz için de önemli bir problem. Özellikle bu aralar çok fazla evde kaldığımız ve sıkıntıdan bol bol yemek yediğimiz için fazla kilolar iyice birikti. Beslenme düzenimiz değişti ve çok az hareket etmeye başladık. Öncelikle mutlaka beslenme şeklimizi düzeltmeli aşırı yağlı, karbonhidratlı ve çok şekerli yiyeceklerden uzak durmalıyız. Hamur işi, şerbetli tatlılar, kızartmalar ve asitli şekerli içecekler vücutta ödeme ve kilo alımına sebep oluyor. Sebze ve ızgara ağırlıklı beslenmeli çorba, püre gibi yiyecekleri daha çok tüketmeliyiz. Tarhana gibi unu çorbalardan uzak durmalıyız. 

Beslenmenin yanı sıra bol bol su tüketmeli ve uyku düzenine dikkat etmelisiniz. Metabolizmayı hızlandıran, ödem attıran, yağ yakımını kolaylaştıran bitki ve çaylardan destek almalıyız. Yeşil çayla birlikte bizi formda tutan ve düzenli tüketildiğinde çok iyi kilo verdiren bitkisel çayları ve faydalarını gözden geçirelim. Bu çaylar kesinlikle piyasadaki zayıflama çayı adı altında üretilen riskli formüllerden değil, bildiğimiz ve günlük hayatta tükettiğimiz besinlerden hazırlayabileceğiniz doğal çaylar. Siz de piyasadaki sağlıksız zayıflama çaylarından uzak durmalı aşağıdaki bitkileri denemelisiniz. 

Tarçın Çayı

Tarçın çayının termojenik etkisi vardır. Vücut sıcaklığını yükseltir ve metabolizmanın harcadığı enerjiyi arttırır bu sayede daha fazla kalori yakarsınız. Bunun dışında kan şekerini dengeleyerek iştahı bastırır ve kolesterolü dengeler.

Zencefil Çayı

Zencefil çayının en önemli özellikleri mide sakinleştirmesi, bulantıyı alması ve sindirimi kolaylaştırmasıdır. Ayrıca metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. 

Beyaz Çay

Doktorların kilo vermek isteyenlere tavsiye ettiği bir diğer çay olan “beyaz çay” gıdalar yoluyla alınan yağın vücut tarafından emilmesini azaltarak depolanmasını önlüyor. Öğle yemeğinde 2 fincan beyaz çay içerek yağın depolanmasını önleyebilirsiniz.

Mate Çayı

Bu çayın bileşenlerinden olan mateine metabolizmayı hızlandırıyor, vücut sıcaklığını yükselterek normalden daha fazla kalori yakılmasını sağlıyor. Ayrıca tokluk hissini uzatarak öğünler arasındaki açlığı önlüyor. 2001 yılında Danimarka’da 44 aşırı kilolu kişi üzerinde yapılan bir araştırmada düzenli olarak mate çayı içenlerin içmeyenlere oranla yaklaşık %40 daha fazla kilo kaybettikleri belirlenmiş.

Yeşil Çay - Matcha 

Yeşil çayın zayıflatan çaylar arasında ilk sırada gösterilmesinin nedeni, kafein ile metabolizmayı hızlandırırken içerdiği kateşinler (bir antioksidan çeşidi) vücuttaki yağ oranını azaltması. 35 erkek üzerinde yeşil çayın zayıflama etkisi hakkında yapılan 3 aylık bir araştırmaya göre, düzenli olarak yeşil çay içenlerin içmeyenlere oranla daha fazla kilo (2.5 kiloya 1.3 kilo ortalamasıyla) verdikleri tespit edilmiş.

Regli Hafifleten Çaylar

Bana Bi' Çay, 9 ay önce 0 Blog

Kadınların yaşadığı en büyük sıkıntılardan biri regl sancılarıdır. Ne yazık ki kadınlar bu ağrıları daha fazla çekmemek için ilk önce ilaçlara başvurur. Ancak bu ilaçlar bazı kadınların reglinin kısa sürmesine sebep olur ve bu da birtakım rahatsızlıkları beraberinde getirir. Regl sancıları; menstrüasyon döneminde ağrı sinirlerinin hassasiyetinin artması, rahimde iskemi ve geriliminin yükselmesi ve rahimde kasılmaların artmasıdır. Bunun neticesinde rahimde kan akımı azalır ve kasıklarda ağrıya yol açar. Regl ağrısı genellikle kasıkta ortaya çıkar ve ağrının ortaya çıktığı dönem itibariyle regl öncesi, regl sırasında ve sonrasında kasık ağrısı olarak ifade edilir. 

Regl sancıları ilaçlara gerek duymadan doğal yollarla tedavi edilebilir. Kasılmaları hafifleten bitki çayları, kan akışını düzenleyen doğal karışımlar ve özellikle bu dönemde artan mide bulantılarına bitkisel çözümler ve sakinleştiren kürler mevcut. Peki çay haline getirebileceğimiz bu bitkiler neler?  

1. Kas Gevşetici: Civanperçemi, Mayıs Papatyası ve Gül Tomurcuğu rahimdeki spazmı hafifletir ve yatıştırıcı özelliktedir.

2. Ödem ve Ağrı Giderici: Zerdeçal ve Söğüt Kabuğu gibi prostaglandin baskılayıcılar ödemi uzaklaştırır ve ağrıyı hafifletir.

3. Sakinleştirici: Gül Çiçeği Tomurcuğu ve Mayıs Papatyası regl döneminde ortaya çıkan gerginliği azaltmaya yardımcı olur.

4. Doğal Östrojen Kaynağı: Kırmızı Yonca bitkisel östrojen etkisi ile hormonları düzenler.

5. Karaciğer Takviyesi: Karahindiba, karaciğer işlevlerini destekleyerek östrojenin karaciğerde daha hızlı parçalanmasını sağlar. 

6. Kanamayı Kontrol Altına Alır: Çoban Çantası kanamayı azaltarak kan akışını kontrol altına alır ve düzenler. 

Çaydan Cilt Maskesi Olur mu?

Bana Bi' Çay, 9 ay önce 0 Blog

Kuaförlerin, kişisel bakım mağazalarının ve güzellik merkezlerinin kapalı olduğu bugünlerde gerilen, kuruyan ya da siyah nokta, akne gibi sorunlarla karşı karşıya gelen cildimizi evde rahatlatmanın yöntemlerini arıyoruz. Doğal yollarla ve bitkisel karışımlarla birçok cilt problemini çözebiliriz. Kimyasal maddelerle dolu maskeleri zaten bu sıralar bulmak zor fırsatı krize çevirmenin doğal şifalı bitkilerle tanışmanın tam sırası. Cilde iyi gelen yüzlerce bitki var fakat yine evde kolayca hepsini bulmak zor ama bir bitki var ki hepimizi evinde olan ve zaten sürekli elimizin altında bulundurduğumuz doğal bir antioksidan çay! 

Cildi korumanın ilk adımı cildi düzenli olarak her sabah temizlemektir. Cildi temizlemek için çay suyu kullanılabilir. Düzenli olarak temizlenen cilt, gözenekleri açık olduğundan oksijen alabilir. Nefes alan bir cilt ise erken yaşlanmaz. Cildin derinlemesine temizlenmesi, parlaklığını ve sağlığını yeniden kazanması evde düzenli olarak yapılacak doğal maskelerle mümkündür. Evde yapılacak maskelerden biri de doğal çay maskeleridir. Normal çaylardan (siyah, beyaz, yeşil) ve bitki çayı karışımlarından kolaylıkla maske yapabilirsiniz. 

Çayın içeriğinde bulunan tein adlı madde hem uyarıcı hem de susuzluğu giderici özellikler içeriyor. E vitamininden 20 kat daha güçlü bir antioksidan olan polifenol adlı madde ise kan dolaşımını hızlandırırken, hücrelerin oksitlenmesini önlüyor ve cildin yaşlanmasını geciktirerek sıkılaştırıcı bir etki sağlıyor.

Yani çayı cildinizde, saçlarınızda pek çok yerde kullanabilirsiniz. Bal, muz, çilek gibi meyvelerle karıştırarak mis kokulu maskeler yapabilir, demlediğiniz çayın sularıyla saçlarınızı canlandırabilirsiniz. Sallama çay poşetlerini demleyip afiyetle içtikten sonra poşetin ılımasını bekleyerek gözlerinize koyabilir şişkinliği ve kızarıklığı hafifletebilirsiniz. Siz de mutlaka çayın deminden faydalanmayı unutmayın her gün düzenli çay maskesi yapın. 

Filiz Çay Nedir?

Bana Bi' Çay, 10 ay önce 0 Blog

Filiz çay, genel olarak ülkemizde çay üretimi yapan işletmelerin damak tatlarına göre hem satış hem de farklılık oluşturulması amacıyla gerçekleştirdikleri stratejik pazarlama yöntemlerinden biridir. Genel olarak çay bitkisinin farklı bölümleri mevcuttur. Nasıl ki bir meyvede tatlı kısımları daha çok veya ekşi kısımları daha yoğun bölümler varsa çayda da farklı tatlardan oluşan kısımlar mevcuttur ve her üründe olduğu gibi çay da kalite olarak gruplara ayrılmaktadır. 

Filiz çayı Türkiye’de sevilerek tüketilen demli bir çaydır ve diğer çaylarda olduğu gibi iki farklı şekilde sınıflandırılmaktadır. Birinci damak tadı olarak diğeri ise kalite ve kaliteye bağlı olarak tüketim oranıdır. Filiz çay adından da anlayabileceğimiz gibi çayın filiz bölümünden üretilir ve genel olarak belli kimselerin kullandıkları, beğenenlerin diğer çayları asla içmediği çay olarak gösterilmektedir. Bir nevi bağımlılık yaptığından bir çok kimse tarafından efsane olarak gösterilmektedir. Damak tadı için ise çok ağır olmamakla birlikte çaydanlıkların ebatlarına orantılı olarak atılarak demlendiği takdirde oldukça hoş bir tadı ve koyu kırmızı rengi bulunmaktadır.

Filiz çay herkesin damak tadına hitap eden bir çay türü değildir. Bundan dolayı, filiz çayının tutkunları asla başka çay içmedikleri gibi diğer çayları tüketenler için de farklı olarak damak tatlarına hitap etmeyebilir. Bundan dolayı, bu çayı genel olarak iş yerlerinde veya misafirleri çok olan ailelerin kullanmadıklarını belirtmekte fayda vardır. Fakat kişisel olarak içilecek ise, iş yeri için veya çok misafirleriniz yok ise, aynı zamanda damak tadınıza hitap ettiğinde sizin için ideal olan çay diyebiliriz. Beğendiğiniz takdirde zaten istesenizde bu çaydan vazgeçemeyeceksiniz. Hatta tutkunu bile olabilirsiniz.

Marketteki çay reyonlarında yüzlerce çeşit ürün bulunuyor ve bu bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. Tüketiciler genelde Tiryaki ya da Rize gibi çay türlerini tercih ediyor ama filiz çayın da tutkunları var. Siz de farklı çaylar denemekten hoşlanıyorsanız mutlaka filiz çayı denemelisiniz. Filiz çayınızın içine birazcık da tomurcuk eklerseniz nefis bir aroması olacaktır. Afiyet olsun.  

Poşet Çayın İcadı

Bana Bi' Çay, 10 ay önce 0 Blog

Dünyanın her yerinde insanların düzenli ve severek tükettiği onlara çeşit çay günlük hayatta önemli bir yere sahiptir. Yıllarca elimizden düşürmediğimiz ve vazgeçilmezimiz haline gelen çay kültürü her toplumda önemli bir yer edinmiş; dostluğun, misafirperverliğin, samimiyetin simgesi haline gelmiştir. Çay günlük hayatta sık tüketildiği için daha pratik ve kısa sürede hazırlama yöntemlerinin tercih edilmesine sebep olmuştur. Poşet çay seçeneği hem kolayca taşınabilir hem de kısa sürede demlenebilir olma özelliği ile çay tiryakilerinin yanından ayırmadığı bir kuru erzak haline geldi. 

Siyah çay, bitki çayları, özel harman karışımlar çayın türü ne olursa olsun artık küçük poşetlerde demlenebilir ve ürünün kalitesine göre normal demleme ile eş değer aromaya erişilebilir. Sadece sallama olarak kullandığımız çayların yanı sıra büyük demliklerde tercih edebileceğimiz ve çok daha fazla bardak çay elde etmemize yarayan poşet çay seçenekleri de mevcut. Peki günlük hayatta bu kadar sık kullandığımız poşet çaylar nasıl ve kim tarafından icad edildi? Bir ihtiyaç ürünü müydü yoksa tesadüfen mi ortaya çıktı? Gelin bu soruların cevabını birlikte yanıtlayalım. 

Poşet çayın patent hakkını ilk kez, 1896'da A.V. Smith aldı fakat onun hakkında hiçbir şey bilinmemesinin muhtemel sebebi İngilizlerin çayı geleneksel yöntemle demleme alışkanlıklarından vazgeçmemesi ve bu yüzden buluşun başarısız kabul edilmesidir. 8 yıl sonra, 1904'te New Yorklu kahve tüccarı Thomas Sullivan çay ticaretine girmiş ama işler pek iyi olmadığından biraz tasarruf yapayım diye düşünmüş ve çayını tanıtmak için muhtemel alıcılara yolladığı eşantiyonlardan kısmaya karar vermiş. Çayı, eski usul bol bulamaç, torbalara doldurup yollamak yerine küçük miktarlarda, minik ipek poşetlere koyarak yollamaya başlamış. Ama alıcılar Sullivan’ın eli sıkılığını yanlış anlamış. Poşetleri kesip içindeki çayı demliğe koymaları gerekirken, poşeti olduğu gibi demliğe atıvermişler.

Siparişler gelmeye başladığında; müşteriler küçük poşetlenmiş çaydan talep edince, Sullivan farkında olmadan poşet çayın mucidi oluvermiş ve ekonomik olsun diye bulduğu çözümden ciddi paralar kazanmış. Böylelikle bu yeni icad ABD’de kısa zamanda tutulmuş. Çay tiryakileri kitleler halinde poşet çaya dönmüş ve ipek poşet de maliyetinden dolayı 1930’da yerini kağıda bırakmış. Başlangıçta poşet çayı yalnızca yemek firmaları kullanmıştır ama 1930'lara gelindiğinde, ABD'de poşet çayların çoğu evde içilmek üzere satın alınarak, evlerdeki yumurta biçimli delikli metal çay demleme süzgeçlerinin yerini almıştır.

Poşet çayın, Amerika'dan İngiltere'ye gelişi tam 50 yıl gecikmeli olmuş çünkü İngiliz çay tiryakileri bu Amerikan icadına uzun süre kuşkuyla yaklaşmışlar. Yine de bugün İngiltere'de poşet çaysız bir yaşam düşünmek çok zor, ülkede bir günde içilen 130 milyon fincan çayın %96'sı poşet. Türkiye’de de yoğun iş hayatı ve uzun demleme sürelerine zaman ayıramama durumu poşet çayın daha sık tüketilmesine sebep olmuştur. Her ne kadar siyah çayı sık sık demlikte demlesek bile geri kalan tüm bitki çaylarını genellikle poşet çay olarak tüketiyoruz. 

Poşet çaydan bu kadar söz etmişken yeni koleksiyonumuzdan bahsetmemek olmaz. Bana Bi’ Çay’ın özel harmanlanmış ve şifa dolu poşet çay koleksiyonunu keşfetmeyi unutmayın. Sindirime, uykusuzluğa, grip nezle gibi hastalıklara karşı bitki karışımlarına ve enerji veren poşet çaylara kolayca ulaşmak için hemen tıklayın! 

Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Besinler

Bana Bi' Çay, 10 ay önce 0 Blog

Tüm yiyeceklerin farklı bir besin değeri vardır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için genel olarak dengeli beslenmeli, tüm yiyeceklerden yeterli miktarda tüketmeli, düzenli uyumalı, bol bol su içmeli ve sık sık hareket etmeliyiz. Genel önlemlerin yanı sıra bağışıklık sistemini çok daha hızlı güçlendiren ve bizi hastalıklardan koruyan bazı besin grupları vardır. Bu besinler hem çok yakından tanıdığımız bir o kadar da aşina olduğumuz besinler. Fakat zaten günlük hayatta görmeye alışık olduğumuz bu besinler bizler tarafından bir süre sonra daha az tüketilmeye başlandı. Gelin bağışıklık sistemini güçlendiren bu besinleri birlikte inceleyelim. 

Taze Kırmızı Biber

Sofralarımızda baharat olarak tüketmeye alışık olduğumuz kırmızı biberi taze olarak da tüketebiliriz. Özellikle salata ve sebze yemeklerine çok yakışan kırmızı biber, baharatının aksine tatlıdır. Turunçgillerden 2 katı fazla C vitamini içerek taze kırmızı biber ayrıca önemli bir beta karoten kaynağıdır.

Çay

Hemen hemen her gün tükettiğimiz, akşam yemeklerinden sonra ve sabah kahvaltılarında vazgeçemediğimiz çay bağışıklık sistemimizi kuvvetlendiren çok değerli bir bitki. Polifenol ve flavonoid içeren çay, kalp hastalıklarına karşı koruyucu ve antioksidandır. Yeşil çay, mate, rooibos gibi özel çaylar ise sayısız rahatsızlığı yok eder. 

Turunçgiller

Ülkemizde en fazla tüketilen besinlerin başına turunçgiller bulunur. Portakal ve mandalina gibi mevsimsel meyvelerle birlikte limonu yılın 365 günü salatalarımız başta olmak üzere bolca tüketebiliriz. Turunçgiller C vitamini içerir, başta soğuk algınlığı ve gribe karşı güçlendirir. Takviye olarak C vitamini almak kadar meyvelerin kendisini de tüketmemiz gerekiyor.

Yoğurt

Yine mutfağımızda en fazla kullandığımız besinlerden biri olan yoğurt, bağırsaklarda iyi bakterilerin çoğalmasına yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin temel maddelerinin ayrıştığı yer olan bağırsakları sağlıklı tutmamız önemlidir. Yoğurt, antikor üretimine de yardımcıdır, bu nedenle hastalandığımızda yoğurt tüketmemiz tavsiye edilir. Yemeklerde sofrada bulundurmamızın yanı sıra öğün arasında meyveli yoğurt hazırlayabiliriz.

Mantar

İçerdiği B vitamini, ribolavin, niasin ve selenyum sayesinde bağışıklık sistemini en fazla kuvvetlendiren besinlerden biri mantardır. Pişirmesi kolay olan mantarlar, hastalıklara karşı oldukça güçlü bir savunma sağlar. Makarnadan sebze yemeklerine kadar pek çok yemeğin içinde mantar kullanabiliriz.

Nar

En faydalı meyvelerden biri olan narı antioksidan özelliği ile biliyoruz. Zararlı bakterilerin vücutta barınmasına engel olan nar için çok sayıda araştırma da yapıldı ve benzer şekilde virüslere karşı da çok etkili olduğu kanıtlandı. Nar, bakteri ve virüslerin ağızdan girişi sırasında müdahale etmeye başlıyor ve bedenimize tutunmalarını engelliyor. Narı meyve olarak, salataların içinde yiyebileceğimiz gibi şurubunu ve suyunu da tüketebiliriz.

Tatlı Patates

Ülkemizde son yıllarda büyük marketlerde satılmaya başlanan, kırmızı ya da tatlı patatese artık daha aşina olmamızda fayda var. İçerdiği beta karoten, A vitaminin parçalanmasını sağlıyor ve bağışık sistemini kuvvetlendiriyor, antioksidanlarla vücudun temizlenmesine yardımcı olur. Tatlı patatesi normal patates gibi pişirebileceğimiz gibi çok sayıda yeni tarifle de tanışabiliriz.

Sarımsak

Bilinen en güçlü ve sağlıklı besinlerden olan sarımsak, alisin içerir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirme konusunda en başta gelen sarımsağın sülfür kaynaklı besin değerleri sayesinde savunmamızı sağlamlaştırabiliriz. Sarımsağın faydaları saymakla bitmez, içeriğindeki çinkodan başlayarak sayısız besin değeri sayesinde yemeklerimizden ve salatalarımızdan eksik etmememiz gerek en önemli besinlerden biridir.

Mürver

Özellikle şurubu ve suyu ile daha iyi tanıdığımız mürver, yüzyıllardır halk arasında iyileştiriciliği ile biliniyor. İlaç kadar etkili olduğu belirtilen mürverin virüslere karşı koruma sağladığı, enfeksiyonlarla savaşta destek olduğu ve kanser için de iyi bir önlem olduğu aklımızda tutulması gereken güzel bilgi. Mürver ayrıca kan şekerini düzenleyicidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Tavuk

Hastalandığımızda ilk aklımıza gelen yiyecek tavuk suyu çorbasıdır. Ancak tavuğun hemen her türlü pişirme yöntemi ile haftalık yemek planlarımızın içinde bulundurmamızda fayda var. Tavuk, B6 vitamini içerir, kırmızı kan hücrelerinin çoğalmasını destekler, içindeki jelatin ve kondroitin gibi besin maddeleri sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.

Başarısıyla İlham Veren Kadınlar

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Blog

Türkiye'de kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 34.8 olsa da her geçen gün bu oran artıyor. Daha çok kadın iş hayatına adım atıyor ve farklı sektörlere değer katıyor. Özellikle girişimcilikte oldukça iyi olan kadınlar sıra dışı fikirlerle tüketicilerin kalbini kazanıyor. Tüm Türkiye'nin bildiği ve seve seve kullandığı Trendyol, Davet Çok, Elbisem Yok gibi projeler de kadın girişimciler tarafından kurulan ve kısa sürede hızla büyüyen online platformlardan bir kaçı. Ataerkil toplum yapısından ötürü kadınların bazı sektörlerde fırsat eşitliği bulamaması da büyük problemdi. Artık kadınların attığı cesur adımlar sayesinde bu cinsiyetçi sektör gruplarındaki algılar da yıkılmaya başladı. İşte başarısıyla ilham veren o cesur kadınları gelin birlikte tanıyalım. 

Hamide Sekecek

Kastamonu'da 21 yıl fabrikada çalışan Hamide Sekecek, KOSGEB'den aldığı 150 bin lira krediyle kurduğu tekstil atölyesinde 83 kişiye istihdam sağlıyor. İtalya ve İspanya gibi ülkelere ihracat yapıyor. Yılların verdiği deneyimi taçlandıran Hamide Hanımı tebrik ediyor, kendisiyle gurur duyuyoruz. 

Zümran Ömür

Evli ve 3 çocuk annesi Zümran Ömür, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’nde başkanlık yapmaya başladı ve 45 kadınla birlikte birçok projeye imza attı. Projeler kapsamında köyde Ekolojik Peynir Müzesi ve Bitki Müzesi kurulurken, gravyer ile kaşar peynirinin tanıtımı için çalışmalar yapıldı. Ömür ve dernek üyesi kadınlar, Fransızca öğrenip, yoga dersleri aldı, uzmanlar eşliğinde bitkiler üzerine eğitim gördü. Köy derneğindeki kadınlarla faaliyetlerini ve ürettikleri ürünleri bazen Fransızca da konuşarak sosyal medyada tanıtıp, fenomen oldu. Şimdi yaşadığı köye bir çok insan göç ediyor ve yaptığı tüm çalışmalarla bizi gururlandırıyor. 

İlkay Öz

Denizli'de iki çocuğunun süt ihtiyacını karşılamak için annesinden aldığı birkaç buzağıyı büyüten ve hayvan beslemeye başlayan İlkay Öz, TKDK'den aldığı destekle süt üretim çiftliği kurdu. Yatırım bedeli 1 milyon liranın üzerindeki tesis için yüzde 65 hibe desteği alan ve tesisi son teknolojiyle donatan İlkay Hanım, her gün 900 litre sütü işleme tesislerine satıyor. Masum bir arzuyla çıktığı yolda başarılı adımlar atan İlkay Hanıma taptaze sütler ürettiği için minnettarız. 

Ebru Özülkü 

Kadın girişimci Ebru Özülkü, "erkek işi" olarak görülen oto yedek parça satma işini e-ticaretle gerçekleştirme hayalini, bu işle uğraşan babasının "Sektör zor, parça pis, kadın işi değil" diyerek karşı çıkmasına rağmen yıllarca çalışıp biriktirdiği sermayeyle 4 yıl önce hayata geçirdi. Otomobilleri tamir edecek düzeyde yedek parçadan anlayan Özülkü, kurduğu aloparca.com aracılığıyla oto yedek parçalarını yarısına yakını kadın olan satış uzmanlarıyla müşterilerine ulaştırıyor. Cesareti ile bize ilham veren Ebru Hanımın başarısını ayakta alkışlıyoruz. 

Aslı Elif Tanuğur

Aslı Elif Tanuğur, oğlunun yaşadığı sağlık sorununu çözmek için propolis ve arı sütü ile tanıştı bunun üzerine çalışmalar başlatarak bu ürünleri tüm annelere ulaştırma hayaliyle girişimcilik serüvenine adım attı. Türkiye’de daha önce üretilmeyen propolisi yine Türkiye’de ilk kez “Sözleşmeli Arıcılık” modeli ile üreten ve proses yöntemini geliştirerek insan tüketimine uygun hale getiren Aslı Elif Hanım bu çalışmalar için SBS’yi kurdu. Şimdi New York’ta 120 doğal ve özel ürün satan mağazası var. Tebrikler Aslı Elif Hanım şifa dolu ürünlerinizle sadece New York’un değil bizim de kalbimizi çaldınız. 

Aslı Pasinli

Lezzetli projeleriyle yeme-içme alanında devler ligine imza atan Aslı Pasinli, sektörün en başarılı ve çok yönlü kadınlarından biri. “Banyan” markası ile Türkiye'nin ilk Asya Füzyon restoranını yarattı. Banyan, hem ulusal hem de uluslararası ‘en iyi füzyon, en iyi etnik, en sağlıklı menü’ gibi 9 farklı ödül aldı. Ardından nefis ambiyanslı İncirli Şaraphane’yi, Ege lezzetleriyle iştah açan Kydonia’yı ve İspanyol ateşiyle, İtalyan aşkıyla, Akdeniz güneşiyle yoğrulmuş La Mancha’yı kurdu. Çok yönlü projeleri sayesinde dünyanın farklı lezzetlerini tatma imkanı sunan Aslı Hanıma hayranız. Güçlü adımlar atmaya devam etmesi dileğiyle...

Kendine güvenen, üreten, geliştiren, eğiten, korkmadan emek veren tüm fedakar ve cesur kadınların şimdiden kadınlar gününü kutluyoruz. 

Sıcacık Kış Çayları

Kübra Daloğlu, 1 sene önce 0 Blog

Soğuk kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak ve hastalıklardan korunmak için bolca vitamin ve gıda takviyesine ihtiyaç duyarız. Hızla soğuyan hava grip ve soğuk algınlığına yakalanma riskini artırır. Uzayan kış akşamları da uyuyana kadar olan yeme içme isteğimizi tetikler. Peki kış aylarında hem hastalıklara karşı gardınızı yükseltecek hem de sağlıksız atıştırma ihtiyacınızı azaltacak nefis çayları keşfetmeye ne dersiniz?

Kuşburnu yüksek C vitamini deposudur bu yüzden kış aylarında bol bol tüketilmesi gerekir. Adaçayı ise antiseptik özelliğiyle boğazımızdaki rahatsızlıkları azaltır. Zencefil doğal antikorlarıyla soğuk algınlığına karşı direnç sağlar. Tarçın kan şekerini dengeleyerek atıştırma isteğimizi azaltır. Ihlamur en etkili ateş düşürücüdür. Bronşite iyi gelen karahindiba, vücuttaki toksinleri atarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca ağız yaralarını da iyileştirici özelliğe sahiptir. Yani doğada bulunan pek çok mucizevi bitki günlük hayatta bizi hastalıklardan korur ve birbirleriyle karıştığında ortaya sıcacık lezzetli tatlar çıkar. 

Siz de hastalıklardan korunmak ve zinde bir kış geçirmek için soğuk günlere özel hazırladığımız çay önerilerimizi takip edebilir, en lezzetli kış çaylarını bizimle birlikte keşfedebilirsiniz. İşte kışın içilebilecek en sağlıklı ve lezzetli çaylar: 

  • Zencefil Yaprağı Çayı
  • Karda Kırmızı Çay
  • Papatya Çayı
  • Karahindiba Çayı
  • Rezene Çayı
  • Nane Limon Çayı
  • Ekinezya Çayı
  • Tarçın Çayı
  • Zerdeçallı Ballı Çay
  • Ballı Ihlamur Çayı
  • Adaçayı 
  • Hibiskuslu Çaylar
  • Isırgan Çayı 

Ceylon (Seylan) Çayı Nedir?

admin, 1 sene önce 0 Blog

Seylan çayı, zengin tadı ve hoş kokusuyla çay meraklıları arasında çok popülerdir.

Tat ve antioksidan içeriği bakımından bazı farklılıklar içersede, diğer çay türleriyle aynı bitki türünden gelir ve benzer bir besin grubuna sahiptir.

Bazı Ceylon Çayı türleri; yağ yakımından, kan şekeri dengelemesine ve düşük kolesterol seviyelerine kadar etki eden sağlık faydaları ile ilişkilendirilmiştir.

Bu makale, Seylan Çayı'nın beslenme profilini ve yararlarını incelemektedir.

Seylan çayı, daha önce Seylan olarak bilinen Sri Lanka'nın dağlık bölgelerinde üretilen çayı ifade eder.

Diğer çay türleri gibi, çay bitkisinin Camellia sinensis kurutulmuş ve işlenmiş yapraklarından yapılır .

Bununla birlikte, myricetin, quercetin ve kaempferol de dahil olmak üzere daha yüksek konsantrasyonda birçok antioksidan içerebilir (Kaynak).

Ayrıca lezzet bakımından biraz farklı olduğu söylenir. Çayın narenciye ve tam gövdeli lezzet notaları, içinde yetiştiği eşsiz çevre koşullarından kaynaklanmaktadır.

ÖZET: Ceylon Çayı, Sri Lanka'da üretilen, kendine özgü bir tadı ve yüksek antioksidan içeriği olan bir tür çaydır.

Etkileyici Beslenme Profili

Seylan çayı mükemmel bir antioksidan kaynağıdır. Antioksidan: oksidatif hücre hasarını önlemeye yardımcı olan bileşikler.

Araştırmalar, antioksidanların sağlıkta merkezi bir rol oynadığını ve kanser, diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik durumlara karşı koruma sağlayabileceğini göstermektedir.(Kaynak).

Ceylon Çayı, test çalışmalarında bağışıklığın güçlenmesine teşvik edici özellikler sergileyen bir bileşik olan epiglo-katechin-3-gallat (EGCG) içerdiği gözlenmiştir. (Kaynak).

Tüm Ceylon Çay'ı çeşitleri, az miktarda kafein ve magnezyum , kobalt, krom  dahil çeşitli iz mineralleri içermektedir. (KaynakKaynak).

ÖZET: Ceylon Çay'ının antioksidan miktarı yüksektir ve az miktarda kafein ve birkaç değerli mineral içerir.