fbpx

Corona Nedir, Nasıl Korunulur?

Bana Bi' Çay, 11 ay önce 0 Öne Çıkanlar

Koronavirüs, hayvanlar arasında yaygın olan büyük bir virüs grubudur. Nadir durumlarda, bilim insanlarının zoonotik olarak adlandırdığı durumdur, yani hayvanlardan insanlara bulaşabilirler.

Koronavirüsler (Cov), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS – CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara neden olan bir virüs ailesidir. Yapılan kapsamlı araştırmalar sonucunda, SARS-CoV’un misk kedilerinden, MERS-CoV’un ise tek hörgüçlü develerden insanlara bulaştığı ortaya çıkmıştır. Henüz insanlara bulaşmamış olan ancak hayvanlarda saptanan birçok Koronavirüs mevcuttur. 

31 Aralık 2019’da DSÖ Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni “Coronavirus” (2019-nCoV) olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiştir.

Koronavirüsler, Coronaviridae ailesi içinde bulunurlar. Başlıca dört türde sınıflandırılırlar. Bunlar: Alfa, Beta, Gama ve Delta’dır. İnsan, yarasa, domuz, kedi, köpek, kemirgen ve kanatlılarda bulunabilmektedirler. (Evcil ve yabani hayvanlarda). İnsanlarda neden olduğu hastalık spektrumu basit soğuk algınlığından ağır akut solunum sendromuna (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS) kadar değişkenlik gösterebilmektedir. İnsan ve hayvanlarda çeşitli derecelerde respiratuar, enterik, hepatik, nefrotik ve nörolojik tutumlarda seyreden klinik tablolara neden olabilmektedir. COVID-19 virüsü, SARS-CoV ve MERS-CoV’un da içine bulunduğu beta-coronavirus ailesi içinde yer almaktadır.

Nasıl Bulaşır?

Covid-19 virüslerinin insandan insana bulaşması, genellikle sağlıklı bir insanın enfekte bir insanın vücut salgılarıyla temas etmesi sonucu mümkün oluyor. Virüs hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile bulaşabilir. Koronavirüsler genel olarak dış ortamda dayanıklılığı olmayan virüslerdir. Ancak bugün için COVID-19’un bulaşıcılık süresi ve dış ortama dayanma süresi net olarak bilinmemektedir.

COVID-19’un Belirtileri Nelerdir?

Bu virüs grubuna bağlı virüsler, genellikle soğuk algınlığına benzer şekilde, hafif ve orta derecede üst solunum yolu hastalığı olan insanları hasta edebilir. Corona / Covid-19 virüsü semptomları arasında burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, muhtemel baş ağrısı ve bazen de birkaç gün süren ateş sayılabilir. Bağışıklık sistemi zayıf olan ileri yaştakiler ve çok genç olanlar için virüsün pnömoni veya bronşit gibi çok daha ciddi solunum yolu hastalığına neden olabilir. İnsanlarda ölümcül olabilecek seviyede çok az Corona / Covid-19 virüsü vardır.

Virüsten Nasıl Korunabiliriz? 

  • Vakaların görüldüğü ülkelere veya şehirlere mecbur kalmadıkça seyahat etmeyiniz.
  • Özellikle toplu taşıma kullanıyorsanız kış ayında rahatlıkla kullanabileceğiniz deri eldivenleri tercih ederek virüslü yüzeylere dokunmaktan kaçınabilirsiniz. 
  • Dışarıda hatta evde ellerinizle yüzünüze temas etmekten kaçının. Bebeklerin ve çocukların yüz, ağız bölgesine kesinlikle dokunmayın. 
  • Ellerinizi sık sık, 20 saniye süreyle su ve sabunla yıkayın.
  • Küçük çocuklara hijyen kurallarını sürekli hatırlatın, ellerini yıkamasını sağlayın.
  • Su ve sabun bulunamıyorsa, alkol bazlı bir el dezenfektanı kullanın.
  • Telefonlarınızı sık sık antibakteriyel mendille temizleyin. 
  • Öksürürken veya hapşırırken, ağzınızı ve burnunuzu kağıt mendille kapatın, ardından mendili mutlaka çöpe atın.
  • Hastalarla aynı tabaktan yemek yemek, aynı bardağı paylaşmak veya yakın temastan kaçının.
  • Kapı kolları gibi sık dokunulan yüzeyleri temizleyin ve dezenfekte edin.
  • Hayvanlarla temas öncesi ve sonrası düzenli olarak ellerinizi yıkayın.
  • Hasta hayvanlarla kesinlikle temastan kaçının.
  • Çiğ ya da iyi pişmemiş hayvan ürünlerini tüketmeyin.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bol bol C vitamini almaya ve karışık bitki çayları tüketmeye özen gösterin. 

Yurt dışından gelen ve virüs vakası görülen bölgelerde bulunmuş olanların ise mutlaka aşağıda paylaştığımız Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan “14” ilkesine uyması gerekmektedir. 

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Kadir Göktürk’ün makalesi kaynak olarak kullanılmıştır. 

Doğal Şifalı Papatya Çayı

Bana Bi' Çay, 2 sene önce 0 Öne Çıkanlar

Papatya çayı en çok sakinleştirici etkisi ile bilinen ve sıklıkla uykuya yardımcı olarak kullanılan hoş kokulu bir çaydır. Uyku problemlerine iyi gelip gelmediği çok fazla merak uyandırdığı için bilim insanları tarafından sıkça araştırmalara konu olmuştur.

Yapılan araştırmalar kapsamında; uyku sorunları yaşayan 80 kadın, doğum sonrası iki hafta boyunca papatya çayı içmiştir. Bu yöntem uyku kalitesinin artmasına ve daha az depresyon semptomlarına yol açmıştır.

Uykusuzluk sorunu yaşayan 34 hastada yapılan başka bir çalışmada; günde iki kez papatya özü alındıktan sonra gece uyanma, uykuya dalma ve gündüz işleyişinde marjinal iyileşmeler saptanmıştır.

Papatyanın araştırmalara konu olan bir diğer özelliği ise; antibakteriyel, antienflamatuar ve karaciğer koruyucu etkileri olmasıdır. Fareler ve sıçanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, papatyanın ishal ve mide ülseri ile savaşmaya yardımcı olabileceğine dair kanıtlar bulunmuştur.

Bir diğer çalışmada ise papatya çayı; premenstrüel sendromun semptomlarını azalttığını tespit ederken, tip 2 diyabetli kişilerde yapılan başka bir çalışmada da kan şekeri, insülin ve kan lipit seviyelerinde iyileşmeler görülmüştür.

Her gün yeni çalışmalarla faydasını ve mucizelerini gösteren papatya çayı kısacası; bilimsel bulgulara dayanak sakinleştirici, adet öncesi semptomları hafifletici, yüksek kan lipidini, kan şekerini ve insülini düzenleyici etkiye sahiptir.

Matcha Çayı

Bana Bi' Çay, 2 sene önce 0 Öne Çıkanlar

Dünyanın en popüler içeceklerinden biri olan yeşil çay; antioksidan özelliği ile vücudunuza kilo kaybından kalp sağlığına kadar bir çok fayda sağlar. Özel bir yeşil çay çeşidi olan Matcha ise diğer çeşitlerden daha sağlıklı olarak bilinmektedir. Diğer yeşil çaylardan farklı olarak yetiştirilir ve hazırlanır. Harmanlanma şekli sayesinde bütün çay yaprağının tüketilmesi sağlanır.

Peki mucizevi Matcha çayını diğer yeşil çaylardan daha özel kılan nedir? Birlikte bu çayı daha yakından inceleyelim:

Matcha Nedir?

Matcha ve normal yeşil çaylar , Çin'e özgü Camellia sinensis bitkisinden gelir.

Bununla birlikte, Matcha normal yeşil çaylardan farklı şekilde yetiştirilir. Çay çalıları hasattan yaklaşık 20-30 gün önce güneş ışığından korunur. Renk tonu, klorofil seviyelerinde bir artışa neden olur, bu da yapraklar yeşilin daha koyu olmasına neden olur ve amino asitlerin üretimini arttırır.

Hasattan sonra, saplar ve damarlar yapraklardan çıkarılır. Daha sonra Matcha olarak bilinen ince, parlak yeşil bir toza taşlanırlar. Bütün yaprak tozu alındığından, Matcha, bazı maddelerdeki - kafein ve antioksidanlar gibi yeşil çaydan daha yüksektir.

4 çay kaşığı tozdan yapılan bir fincan (237 ml) standart Matcha, genellikle yaklaşık 280 mg kafein içerir. Bu, 35 mg kafein sağlayan bir bardaktan (237 ml) normal bir yeşil çaydan çok daha yüksektir. Bununla birlikte, çoğu insan, yüksek kafein içeriği nedeniyle bir seferde tam bir bardak (237 ml) matcha içmez. 2-4 ons (59–118 ml) içmek daha yaygındır. Kafein içeriği ayrıca eklediğiniz toz miktarına bağlı olarak değişir.

Çimenli ve acı bir tada sahip olabilen Matcha, genellikle tatlandırıcı veya sütle servis edilir. Matcha tozu da smoothies ve fırınlamada popülerdir. Kısaca özetlemek gerekirse Matcha; bir tür toz, kaliteli yeşil çaydır. Düzenli yeşil çaylardan farklı olarak yetiştirildiği ve hazırlandığı için içeriğinde daha çok miktarda kafein ve antioksidan vardır.