fbpx

Poşet Çayın İcadı

Bana Bi' Çay, 2 sene önce 0 Blog

Dünyanın her yerinde insanların düzenli ve severek tükettiği onlara çeşit çay günlük hayatta önemli bir yere sahiptir. Yıllarca elimizden düşürmediğimiz ve vazgeçilmezimiz haline gelen çay kültürü her toplumda önemli bir yer edinmiş; dostluğun, misafirperverliğin, samimiyetin simgesi haline gelmiştir. Çay günlük hayatta sık tüketildiği için daha pratik ve kısa sürede hazırlama yöntemlerinin tercih edilmesine sebep olmuştur. Poşet çay seçeneği hem kolayca taşınabilir hem de kısa sürede demlenebilir olma özelliği ile çay tiryakilerinin yanından ayırmadığı bir kuru erzak haline geldi. 

Siyah çay, bitki çayları, özel harman karışımlar çayın türü ne olursa olsun artık küçük poşetlerde demlenebilir ve ürünün kalitesine göre normal demleme ile eş değer aromaya erişilebilir. Sadece sallama olarak kullandığımız çayların yanı sıra büyük demliklerde tercih edebileceğimiz ve çok daha fazla bardak çay elde etmemize yarayan poşet çay seçenekleri de mevcut. Peki günlük hayatta bu kadar sık kullandığımız poşet çaylar nasıl ve kim tarafından icad edildi? Bir ihtiyaç ürünü müydü yoksa tesadüfen mi ortaya çıktı? Gelin bu soruların cevabını birlikte yanıtlayalım. 

Poşet çayın patent hakkını ilk kez, 1896'da A.V. Smith aldı fakat onun hakkında hiçbir şey bilinmemesinin muhtemel sebebi İngilizlerin çayı geleneksel yöntemle demleme alışkanlıklarından vazgeçmemesi ve bu yüzden buluşun başarısız kabul edilmesidir. 8 yıl sonra, 1904'te New Yorklu kahve tüccarı Thomas Sullivan çay ticaretine girmiş ama işler pek iyi olmadığından biraz tasarruf yapayım diye düşünmüş ve çayını tanıtmak için muhtemel alıcılara yolladığı eşantiyonlardan kısmaya karar vermiş. Çayı, eski usul bol bulamaç, torbalara doldurup yollamak yerine küçük miktarlarda, minik ipek poşetlere koyarak yollamaya başlamış. Ama alıcılar Sullivan’ın eli sıkılığını yanlış anlamış. Poşetleri kesip içindeki çayı demliğe koymaları gerekirken, poşeti olduğu gibi demliğe atıvermişler.

Siparişler gelmeye başladığında; müşteriler küçük poşetlenmiş çaydan talep edince, Sullivan farkında olmadan poşet çayın mucidi oluvermiş ve ekonomik olsun diye bulduğu çözümden ciddi paralar kazanmış. Böylelikle bu yeni icad ABD’de kısa zamanda tutulmuş. Çay tiryakileri kitleler halinde poşet çaya dönmüş ve ipek poşet de maliyetinden dolayı 1930’da yerini kağıda bırakmış. Başlangıçta poşet çayı yalnızca yemek firmaları kullanmıştır ama 1930'lara gelindiğinde, ABD'de poşet çayların çoğu evde içilmek üzere satın alınarak, evlerdeki yumurta biçimli delikli metal çay demleme süzgeçlerinin yerini almıştır.

Poşet çayın, Amerika'dan İngiltere'ye gelişi tam 50 yıl gecikmeli olmuş çünkü İngiliz çay tiryakileri bu Amerikan icadına uzun süre kuşkuyla yaklaşmışlar. Yine de bugün İngiltere'de poşet çaysız bir yaşam düşünmek çok zor, ülkede bir günde içilen 130 milyon fincan çayın %96'sı poşet. Türkiye’de de yoğun iş hayatı ve uzun demleme sürelerine zaman ayıramama durumu poşet çayın daha sık tüketilmesine sebep olmuştur. Her ne kadar siyah çayı sık sık demlikte demlesek bile geri kalan tüm bitki çaylarını genellikle poşet çay olarak tüketiyoruz. 

Poşet çaydan bu kadar söz etmişken yeni koleksiyonumuzdan bahsetmemek olmaz. Bana Bi’ Çay’ın özel harmanlanmış ve şifa dolu poşet çay koleksiyonunu keşfetmeyi unutmayın. Sindirime, uykusuzluğa, grip nezle gibi hastalıklara karşı bitki karışımlarına ve enerji veren poşet çaylara kolayca ulaşmak için hemen tıklayın!