fbpx

Çin’de İlk Çayın Doğuşu

Bana Bi' Çay, 1 sene önce 0 Yeşil Rota

Bugünlerde daha çok virüs salgınıyla ve yaşadığı talihsizliklerle anılan Çin, çayın ana vatanı olarak kabul edilen ve ilk çayın burada keşfedildiği düşünülen sıra dışı bir ülke. Yüzlerce çay çeşidinin yanı sıra doğal güzelliklere ve biraz tuhaf karşılansa da geniş bir mutfak kültürüne sahipler. Son zamanlarda Corona virüsüyle savaşan Çin, aslında sağlıklı yaşama düşkün bir ülke fakat çok zor dönemler yaşayan halk açlıkla baş edebilmek ve hastalıklarla tedavi bulabilmek için çok farklı yemek türleri üreterek bitkilerden ilaç yapmaya çalışmışlardır. Ülkedeki gıda yetersizliği doğal olarak halkı, pek tüketmediğimiz yiyeceklere itmiştir. Zamanla bu yiyecekler ülkenin kültürü haline gelmiş ve halk tarafından sevilerek tüketilmiştir. Çay bitkisinin doğuşuna da ev sahipliği yapan Çin, efsanelere göre dünyada ilk kez burada keşfedilmiştir. Doğruluğu henüz kanıtlanmamış olsa da gelin Çin’in çay tarihini yakından inceleyelim

Popüler olan efsaneye göre çay ilk defa MÖ. 2573 yılında kaynamakta olan bir suya yakındaki bir çalılıktan bir yaprak düşmesiyle Çin İmparatoru Shennong tarafından bulundu. Efsaneye göre İmparator suyunu kaynamış olarak içmekten hoşlanıyordu. Bir gün ordusuyla uzak bir yere seyahat ederken mola verildiğinde hizmetçisi ona yemek ve içmesi için kaynamış su hazırladı. O sırada çalılıktan kuru bir yaprak düşerek, suyun rengini kahverengiye çevirdi. Hizmetçi bu durumu fark etmeyerek suyu imparatora sundu. İmparator bunu içtiğinde ferahlatıcı buldu ve böylece çay keşfedilmiş oldu. Çay Çin kültürüyle çok iç içedir, öyle ki çay Çin yaşamının yedi olmazsa olmazı arasında sayılır.

Çayın tarihi Antik Çin’de ise Batı Zhou Dönemine kadar dayanır. Bu dönemde insanlar çay yapraklarını bir meyve gibi tüketiyor ve bu yapraklardan ilaç elde etmede kullanıyorlardı. Han hanedanı zamanında da yepyeni bir içecek olan çay önemli bir meta haline geldi. Tang hanedanı döneminde ise çay üretimi devlet tekeli haline geldi. Çay pazarı sıkı bir kontrole tabi tutuluyor ve yasa dışı satışlara ceza uygulanıyordu. Bu dönemde çayın yapılışı ve içme şekli günümüzden oldukça farklıydı. Çay yaprakları sıkıştırılıp tuğla gibi yapılıyor bu çay taş bir havana konulup dövülüyor ve oluşan toz çaya sıcak su eklenip o şekilde içiliyordu. Bu dönemde çay beyaz çay şeklindeydi. Yüzyıllar boyunca Çinliler çayı buharlayarak kullandılar. Ancak zaman içinde çayın bir ticari ürün haline gelmesiyle de farklı yöntemler gelişti. Buharlama yerine çay yaprakları kavrulmaya başlandı ve bu da günümüz işlenmiş çayları için bir adımdı.

Araştırmacılar Çin’de 1000’e yakın çay çeşidi bulmuştur. Çayların diğer ülkeler göre farklı gruplandırılmasının nedeni ise daha çok yaprak toplandıktan sonraki tabi tutulan işlemlerin farklı olmasıdır. Mesela yeşil ve beyaz çaylarda yapraklar toplandıktan sonra ısıl işleme tabi tutulur, böylece oksidasyon diğer bir deyişle fermantasyon işlemi önlenmiş olur. Kırmızı ve siyah çaylarda ise bu işlem yapılmaz ve yaprağın yapısındaki enzimler özelliğini yitirmediği için çay doğal olarak fermenteye bırakılır ve bambaşka tatlar oluşur. Oolong çayı ise kısmen fermantasyona bırakılır. Ülkede o kadar çok çay çeşidi vardır ki bir Çin deyişine göre “Tüm hayatın boyunca çayla ilgili çalışsan yine de tüm çayların adını öğrenemezsin”. 

Çin’in en ünlü çayları ise:

  • Long Jıng Dragon Well Xi Hu 
  • Bi Luo Chun Spring Snail Tai Hu
  • Tie Guan Yin Iron Goddess An Xi
  • Mao Feng Fur Peak Huang Shan
  • Junshan Yinzhen Siver Needle Haz Shan 
  • Qi Men Hung Qi Men Red Qi Men
  • Da Hong Pao Big Red Robe Wu Yi Shan 
  • Liu An Gua Pian Melon Seed Liu An 
  • Bai Hao Yinzhen White Fur Silver Needle Fu Ding
  • Pu’er Pu’er Si Mao 

Bugünlerde ziyaret edilmeye pek uygun olmasa da Çin’e bol bol şifa diliyor, şu an olmasa bile mutlaka bir gün seyahat etmenizi tavsiye ediyoruz.